Ya barış için masaya yumruk vurun ya da bu tiyatrodan sahiden çekilin

GÜNDEM

Ulusal Birlik Partisi Genel Sekreteri Oğuzhan Hasipoğlu’nun açıklamasını okuduktan sonra böyle bir yazı yazma gereği duydum. O kadar güzel noktalara değinilmişti ki ben de devam ettirmek istedim. Şimdi konuya gelecek olursak, malum Orta Doğu kaynıyor. Birleşmiş Milletler’in “barış gücü” artık bir efsaneden ibaret olduğu iyice ortaya çıktı. Kıbrıs’ta yarım asrı aşkın süredir sözde denge sağlayan bu yapı, bugün sadece izliyor. Adalet sağlamak, çözüm üretmek ya da tarafsız bir pozisyon almak gibi bir gayesi kalmamış gibi. Kuzey’in eşitlik talebine sırt dönerken, statükonun bekçisi haline geldi. Gölge ediyor ama serinletmiyor.

Ve aynı BM, şimdi Gazze’de sessiz. 2023 sonlarında İsrail’in yoğun bombardımanı altında binlerce çocuk hayatını kaybetti, hastaneler bombalandı, fosfor bombaları kullanıldı. BM ne yaptı? “Derin endişeyle izliyoruz” dedi. Bu mudur barış korumak? Deir Yasin’den Gazze’ye kadar akan kanın bir şahitliği yeterli mi sizce? Kıbrıs’ta olduğu gibi burada da eşitliği değil, dengeyi kutsayan bir yapıdan bahsediyoruz.

Hem Kıbrıs Türklerinin hem Filistinlilerin gözünde BM artık bir hakem değil, bir seyirci. Barış beklenirken sessizlik geliyor. Adalet istenirken tarafsızlık adı altında tepkisizlik sunuluyor. Bu iki coğrafyada yaşananlar gösteriyor ki: BM’nin izlemeye ayırdığı enerji, harekete geçmeye yetmiyor.

Artık yeter. BM Eğer gerçekten barışı korumak istiyorsa, önce tarafsız durarak değil, hakikatin yanında durarak başlamalı. Kıbrıs’ta eşitlik, Gazze’de yaşam hakkı için. Ya barış için masaya yumruk vurun ya da bu tiyatrodan sahiden çekilin. Çünkü izlemekle barış gelmiyor. Sessizlik artık sadece suç ortaklığı.

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.