banner1
banner6

MEVCUT İKTİSADİ KRİZ, DÖVİZDEN BÜYÜKTÜR.

21 Kasım 2021 Pazar 22:20
108 Okunma
MEVCUT İKTİSADİ KRİZ, DÖVİZDEN BÜYÜKTÜR.

  Bana göre dünyamız, '1929 iktisadi buhranından, daha büyük bir iktisadi buhranın içine girmiştir.
   Sebepleri, iklim değişikliği ve iklim değişikliğine bağlı kuraklık, aşırı yağışlar ve buna bağlı olarak, tarımsal üretimdeki düşüş, enerji krizi ve enerji krizine bağlı, navlun ve tedarik zincirinde yaşanan olumsuzlukların yanında, dünyamızı yaklaşık iki yıldır meşgul eden covid-19 salgınının yarattığı olumsuzluklar, bu büyük iktisadi krizin oluşmasına neden olmuştur.
   İkinci dünya savaşından sonra kapitalizmin, içine düştüğü aciz durumdan çıkmak için, yoğun reklamlarla ve kampanyalarla körüklediği "tüketici toplum" modelinin dünyamızda yarattığı, dengesiz dağılım ve israf, yukarıda saydığımız sebeplerden dolayı düşen üretim, kıtlığın ve yokluğun oluşmasına neden olmuştur.
    İklim değişikliği ve bu iklim değişikliğine bağlı kuraklık ve aşırı yağışlar dünyamızı daha uzun bir süre etkilemeye devam edecektir.
    Haliyle üretimdeki düşüş ve bu düşüşe bağlı olarak oluşan kıtlık ve yokluk da, dünyamızda artarak devam edecektir.
     Tüm bunlara bağlı olarak soğuk savaş yıllarında iki kutuplu dünyadan, Sovyetler Birliği'nin dağılması ile, emperyalizmin bencilce, tek kutuplu bir dünya yaratma çabası, dünyada çok kutuplu bir yeni yapının oluşmasına neden oldu.
    Bu yeni çok kutuplu dünya düzeninde, kutupları oluşturan büyük ülkelerin arasında başlayan bölgesel egemenlik yarışı da, bölgesel çatışmaları ve bölgesel savaşları tetiklemiştir.
   Bölgesel savaşlar ve çekişmelerin de dünya üzerinde yarattığı olumsuzluklar da eklenince, şuan dünyamızın içine girdiği büyük bir iktisadi krizin oluşmasına neden olmuştur.
    Bazılarımız, dünyanın içine girdiği bu büyük iktisadi buhranın, ülkemiz ve yakın ilişki içinde olduğumuz anavatanımız Türkiye ekonomileri üzerinde yarattığı olumsuzlukları, ya siyasi nedenlerle, ya da cahillikle  yükselen döviz kullarına bağlamakta ve bu büyük soruna  yanlış teşhis konulmasına neden olmaktadırlar.
    Bu yanlış teşhisin konmasına, kötü niyetle veya siyasi sebeplerle neden olanlar, çok kutuplu yeni dünya düzeninde, Türkiye'nin cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğinde elde etmekte olduğu gücü kıskananlar ve Türkiye'nin güçlenmesini istemeyenlerdir.
     Bunlar, ülkemizin içinden geçmekte olduğumuz iktisadi krizin sorumlusu olarak sayın Erdoğan'ı sorumlu tutmaya çalışarak, 'eğer Erdoğan giderse, döviz düşer ve ekonomik kriz de bitmiş olur' gibi gerçeklerden uzak, sadece Türkiye'nin sayın Erdoğan liderliğinde yakaladığı güçlü noktayı bozmak içindir. 
   Ve bu yanlış davranışlar, bölgemizde egemenlikleri zayıflayan  emperyalist güçlere hizmet etmektedirler.
   Halkımızın, ülkemizin de içine girdiği iktisadi sorunların sebebinin dünyamızın içine girdiği büyük iktisadi buhranın doğal etkileri sonucu olduğunu ve ekonomik sorunları çözmenin yollarının da,  başka şeyler olduğunu milletimizin görmesi çok önemlidir.
    Dünyamız, yukarıda saydığım sebeplerden dolayı içine girdiği büyük iktisadi buhran, basit döviz artışlarından çok daha büyüktür.
    Dünyada tüketim ürünlerinin azalması, yani arzın talebi karşılayamaması sonucu oluşan kıtlık ve yokluğun sebebi de dövizdeki artışlar veya düşüşler değildir. 
    Dünyamızın içinde olduğu büyük iktisadi krizden çıkmanın en doğru yolu çok açık nettir. 
    Bu da, üretimin artırılması, üretimin teşvik edilmesi, israfın önlenmesi, toplumsal dayanışmanın artırılması, dengeli, eşit bölüşüm ve her konuda tasarrufa gidilmesi ile başarıya ulaşılabilir.
    Tüm dünya bu büyük iktisadi buhranın içinde ezilirken, dünyanın en şanslı ülkesi, ülkemiz Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetidir.
    Biz, büyük bir ekonomi olan, anavatan Türkiye'nin, her zaman olduğu gibi yine yanımızda olması, bizim büyük boyutta bir kıtlık ve yokluk yaşamayacağımızı şimdiden söyleyebilirim.
    Ancak bizim de yapmamız gerekenler var.
    Bizim de, iktisadi krizlerden çıkışın ana kuralları olan, üretimimizi artırmamız, üretimin artırılması için gerekli teşvikleri yaratmamız, toplumsal dayanışmamızı güçlendirmemiz ve her türlü israfın önüne geçip, tüm alanlarda tasarrufa gitmemiz gerekiyor.

Ekonomi Politika

Fuat Nesip Nalcıoğlu

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner14