Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) 42’nci kuruluş yıl dönümü törenlerinde konuşan Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesinin ağır bedellerle verildiğini vurgulayarak, “Kimse Kıbrıs Türk halkını yok sayamaz; haklarımızı kimseye bırakamayız” dedi.
Lefkoşa’da düzenlenen Cumhuriyet Bayramı törenlerinde konuşan Erhürman, sözlerinin başında 11 Kasım’da meydana gelen uçak kazasında hayatını kaybeden askerleri anarak Türkiye’ye başsağlığı diledi.
“Bizden öncekilerin mirasını geliştirmek ve geleceğe taşımak zorundayız”
Kıbrıs Türk halkının adadaki kimliğini, haklarını ve varlığını koruma mücadelesinin onlarca yıldır sürdüğünü belirten Erhürman, geçmiş nesillerin bu mücadeleyi çok daha zor koşullarda verdiğini hatırlattı.
“Onların mücadelesi bugün bizim yolumuzu aydınlatıyor” diyen Erhürman, gelecek nesillere daha iyi bir ülke bırakmanın tarihi bir sorumluluk olduğunu söyledi.
“Kıbrıs Türk halkı hiçbir zaman çözümden kaçmadı”
Kıbrıs sorununun çözüm arayışlarına değinen Erhürman, KKTC’nin ilan edildiği 15 Kasım 1983 tarihli Bağımsızlık Bildirgesi’nin dahi barış ve dostluk çağrısıyla başladığını hatırlattı.
Kıbrıs Türk tarafının 2004 Annan Planı’nda “evet”, 2017 Crans-Montana sürecinde ise Türkiye ile birlikte son derece yapıcı bir tavır sergilediğini vurgulayan Erhürman, “Hiçbir dönemde masadan kaçan taraf olmadık; olmayacağız” diye konuştu.
Ancak başarısızlığı baştan belli süreçlerin tekrarına razı olmayacaklarını belirten Erhürman, “Masadan kaçmamak başka, masaya hapsolmayı kabul etmek başka bir şeydir” ifadelerini kullandı.
“Egemenlik ve eşitlik haklarımızın ihlaline izin vermeyiz”
Kıbrıs Rum tarafının son yıllarda silahlanma ve askeri anlaşmalar konusunda attığı adımları “sorumsuz” olarak nitelendiren Erhürman şöyle devam etti:
“Kıbrıs Türk halkı, bu adadaki iki eşit kurucu ortaktan biridir. Rum halkının ne kadar egemenlik hakkı varsa Kıbrıs Türk halkının da vardır. Haklarımızın görmezden gelinmesine, sayılmasına asla izin vermeyeceğiz.”
Enerji, deniz yetki alanları, hidrokarbonlar ve ticaret yolları gibi stratejik alanlarda Kıbrıs Türklerinin iradesi dışında adım atılamayacağını vurgulayan Cumhurbaşkanı, “Biz kimsenin hakkına göz dikmiyoruz; ama hakkımızdan da bir gram eksik kabul etmeyiz” dedi.
“Kıbrıs Türk çocuğunun ayrımcılığa uğramasını kimse bizden kabullenmemizi beklemesin”
Konuşmasında uluslararası topluma da seslenen Erhürman, Kıbrıs Türk çocuklarının uluslararası spor, eğitim ve kültürel faaliyetlerde uğradığı ayrımcılığa dikkat çekti.
“Dünyadaki herhangi bir çocuğun ayrımcılığa uğraması nasıl kabul edilemezse, bir Kıbrıs Türk çocuğunun uğradığı ayrımcılığı da kimse bize kader diye dayatamaz” ifadelerini kullandı.
“Türkiye’nin desteği en büyük güvencemizdir”
Cumhurbaşkanı Erhürman, göreve başladıktan sonraki ilk yurt dışı ziyaretini gelenek gereği Türkiye’ye yaptığını hatırlatarak, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’a teşekkür etti.
“Türkiye Cumhuriyeti’nin desteğinin bugün olduğu gibi yarın da kayıtsız şartsız süreceğini bilmek en büyük güvencemizdir” dedi.
İç sorunlar: “Nüfus politikası, eğitim, beyin göçü ve hayat pahalılığı acil çözüm bekliyor”
Erhürman, konuşmasının önemli bölümünü KKTC iç meselelerine ayırdı.
Nüfus politikası, muhaceret düzenlemeleri, altyapı eksiklikleri, anadili Türkçe olmayan çocukların eğitimde adaptasyon sorunları, özel gereksinimli bireylerin ihtiyaçları ve yükseköğretimde kalite gibi alanlarda kapsamlı reform gereğine işaret etti.
Beyin göçünün kritik seviyeye ulaştığını kaydeden Erhürman, tersine göçü teşvik edecek politika paketlerinin hayata geçirilmesinin zorunlu olduğunu belirtti.
Hayat pahalılığına ve dar gelirli kesimlerin alım gücündeki düşüşe dikkat çeken Cumhurbaşkanı, üretimden kopmama kararlılığını vurguladı.
“Biz bu topraklarda hep vardık, varız ve var olmaya devam edeceğiz”
Cumhurbaşkanı Erhürman, konuşmasının sonunda Kıbrıs Türk halkının geçmişten bugüne büyük bedeller ödediğini hatırlatarak şu ifadeleri kullandı:
“Bu halk en zor koşullarda var oldu; bugün vardır, yarın da var olacaktır. Kimse bizi görmezden gelemez, yok sayamaz. Çocuklarımızın ve bu toprakların hakkını kimseye bırakmayız.”
Atatürk başta olmak üzere Türk ve Kıbrıs Türk tarihinin önemli isimlerini saygıyla anan Erhürman, “İddiamız nettir: Bu topraklarda daha iyi koşullarda yaşamaya devam edeceğiz” diyerek sözlerini tamamladı.
