banner31
banner6
banner1

Türkiye'nin garantörlüğünün son bulmasını kabul etmemiz mümkün değildir

08 Ekim 2022 Cumartesi 12:38
14 Okunma
Türkiye'nin garantörlüğünün son bulmasını kabul etmemiz mümkün değildir

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, “bizim federasyon konuşup Kıbrıslı Rumlarla ortak olmayı, Türk askerinin adadan çekilmesini ve garantörlüğünün son bulmasını kabul etmemiz mümkün değildir” dedi.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Ulusal Kanal’da Gün Ortası programına katılarak usta gazeteci Yeşim Eryılmaz’ın sorularını yanıtladı.

Gündeme dair önemli açıklamalarda bulunan Tatar, KKTC’nin gerçek anlamda bir devlet olduğunu vurguladı.
 

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın BM’de uluslararası topluma, “KKTC’yi tanıyın, bunun zamanı gelmiştir. Bu halk üzerindeki ambargoları kaldırın. Bu zulme bir son verin” çağrısının, bizim için son derece önemli ve tarihi bir adım olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Tatar, sözlerine şöyle devam etti;
 
“1964’te, Kıbrıs Cumhuriyeti bütün adanın hükümetiymiş gibi bir karar alındı ve bu karar hâlâ daha devam etmektedir. O zaman çatışmalar vardı, kan dökülüyordu. BM de Kıbrıs’ta Kıbrıs Cumhuriyeti’ni muhatap aldı. Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Raif Denktaş’a, ‘Bu meseleye bir çözüm bulunana kadar bu şekilde devam etsin sonuçta ise Kıbrıs’taki hükümet şekli ne olursa olsun iki halkın da hükümeti olacak’ dendi. 1964’te silah zoruyla devletin dışına atılan Kıbrıs Türkü daha sonra kendi devletini kurmuştur.
 
Türkiye Cumhuriyeti’nin müdahalesiyle artık yeni sınırlar çizilmiş; Türkler kuzeye, Rumlar ise güneye yerleşmiştir. 1974’ten bu yana siz Kıbrıs Cumhuriyeti ile onun otoritesiyle sözleşme yapıyorsunuz. Biz bunu kabul etmeyiz. Bizi de muhatap alacaksınız. Eğer askerleriniz KKTC’de dolaşacaksa muhakkak ki bizim devletimizle de bir mutabakat yapılması gerekmektedir. Ben bunu BM’de genel sekretere söyledim. 
Her gittiğiniz yerde taraflar arasında mutlaka bir sözleşmeniz var. Türkleri de müdahil taraf olarak kabul etmeniz gerekir. 
 
KKTC’nin statüsünün daha da yükselebilmesi için çalışmalarımız devam etmektedir. Artık bizim federasyon konuşup Kıbrıslı Rumlarla ortak olmayı, Türk askerinin adadan çekilmesini ve garantörlüğünün son bulmasını kabul etmemiz mümkün değildir. 
 
Rum-Yunan ikilisinin tek amacı, Kıbrıs’ı bir Helen Adası yapmaktır. Ulusal çıkarlarımız konusunda çok dikkati olmamız lazım. Kıbrıs’ta bir antlaşma umudu ile her gün bize çağrıda bulunanlar, hâlâ silahlanmaya devam ediyor. Çünkü onların niyeti başka. Hiçbir zaman çatışma işlerine girmedim ama bizim elbette bu coğrafyada varlığımızı sürdürebilmemiz için hem Türkiye Cumhuriyeti’nin garantörlüğüne hem de Türk askerinin varlığına ihtiyacımız vardır. Dönemin başbakanı Bülent Ecevit 1974 öncesinde Türk Silahlı Kuvvetleri’nin adaya çıkarma yapmasıyla ‘Barışı, hem Türklere hem Rumlara götürüyoruz’ demesi çok önemlidir.”
 
 
“Kıbrıs’ta iki ayrı devlet vardır. Kuzeydeki devletin adı KKTC’dir ve bunu kimse değiştiremez”
 
 
ABD’nin, Güney Kıbrıs’ın tamamen kendileriyle birlikte hareket etmesini mükâfat olarak değerlendiren Cumhurbaşkanı Tatar, pandemiden sonra güneyde de sıkıntıların meydana geldiğini belirtti. Silahlanmanın, adada gerginliği artırdığını ifade eden Cumhurbaşkanı Tatar, bu silahların adaya gelmesiyle Rum tarafının birtakım ekonomik faaliyetlerinin azalabileceğini söyleyerek sözlerine şöyle devam etti;
 
“Ben herkesi sağduyuya davet ediyorum. Meselelere soğukkanlı ve gerçekçi bir şekilde yaklaşın. Kıbrıs’ta iki ayrı devlet vardır. Kuzeydeki devletin adı KKTC’dir ve bunu kimse değiştiremez. Türkiye Cumhuriyeti garantör ülke olarak bize destek vermektedir. İstediğimiz; egemen eşitlik ve eşit uluslararası statüdür. Kıbrıs’ta bir antlaşma olacaksa bu, iki devletin iş birliği ile olabilir. Artık federasyon veya Rumlarla aynı devlet çatısı altında tek egemenlik mümkün değildir. Çünkü bizim orada varlığımızı sürdürmemiz mümkün değildir. Bu, yıllarca denendi. Geniş kapsamlı müzakerelerde konuşuldu, referanduma gidildi, onca çaba gösterildi ve bir neticeye varılamadı. Ortak bir devlet kurmak için bu çabalar boşunadır. Bu çabalar hiçbir neticeye ulaşamadı ve bundan sonra da ulaşamayacaktır.”


 
 
“Maraş’ı açmakla doğru bir karar aldık. Bundan sonraki süreçte bazı belediye ile kamu binaları da açılabilir”
 
 
En büyük ve en önemli kararın, Maraş’ın açılması olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Tatar bu fikre, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın destek vermesinden sonra açıldığını vurguladı. KKTC’nin bu açılımla çok şey kazandığını belirten Cumhurbaşkanı Tatar, Maraş’ın turizm potansiyelinin yüksek olduğunu ve ekonomik açıdan da KKTC’ye çok şeyler kazandırdığını dile getirdi. 
 
Türkiye Cumhuriyeti’nden ve dünyanın çeşitli ülkelerinden gelen turistlerin mutlaka Maraş’ı ziyaret ettiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Tatar, Maraş’ın artık hayalet şehirden uzaklaştığını, Maraş’ı açmakla doğru bir karar aldıklarını ve bundan sonraki süreçte bazı belediye ile kamu binalarının açılabileceğini belirtti.
 
Cumhurbaşkanı Tatar; “KKTC bir gerçektir. KKTC’nin tanınmasından bahsedilmektedir. Tanınma için daha fazla istişare yapılmalı ve neden bu yola girdiğimizi ve bunun en doğru yol olduğunu, Kıbrıs Türk halkının; soykırımlardan, zulümlerden sonra bunu hak ettiğini, hiçbir zaman direnmekten vazgeçmediğini her fırsatta dünyaya haykırıyoruz. Türkiye Cumhuriyeti ile iş birliği içerisinde yolumuza devam edeceğiz” dedi.

banner42
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner14