Advert
Advert

Avrupa Konseyi’nden üsler vurgusu: AB, Kıbrıs’a destek vermeye hazır

Fileleftheros’un haberine göre, Avrupa Konseyi’nin 20 Mart 2026 tarihli nihai bildirgesinde İngiliz üsleri konusunda Kıbrıs’ın Birleşik Krallık ile başlatmayı planladığı diyaloğa AB’nin destek vermeye hazır olduğu belirtildi.

Yayınlanma Tarihi :
Avrupa Konseyi’nden üsler vurgusu: AB, Kıbrıs’a destek vermeye hazır
Advert

Fileleftheros’un haberine göre, Perşembe gecesi Avrupa Konseyi’nin nihai sonuç bildirgesine önemli bir ekleme yapılmasını Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis sağladı. İngiliz üsleri konusunun görüşülmesine yönelik güçlü bir atıf metne dahil edildi. Avrupa Birliği, üslerle ilgili Kıbrıs ile Birleşik Krallık arasında yürütülecek diyaloğu desteklemeye hazır olduğunu açıkladı.

Bölgedeki gelişmelere ilişkin paragrafta şu ifadelere yer verildi:

“Avrupa Birliği, bölgeye yakın konumda bulunan üye devletlerin yanında kararlı ve tartışmasız şekilde durmaktadır. Bu çerçevede, özellikle Doğu Akdeniz’de askeri unsurların konuşlandırılması yoluyla ve Kıbrıs’a destek amacıyla üye devletler tarafından sağlanan katkıları memnuniyetle karşılamaktadır. Avrupa Konseyi, Kıbrıs’ın Birleşik Krallık ile Kıbrıs’taki İngiliz üsleri konusunda görüşmelere başlama niyetini not eder ve gerekli olduğu takdirde destek sağlamaya hazır olduğunu belirtir.”

Lefkoşa açısından, İngiliz üslerine ilişkin bu ifadenin metne dahil edilmesi son derece önemli görülüyor. Avrupa Birliği’nin bu tutumu, Kıbrıs hükümetinin İngiliz hükümetiyle konuyu gündeme getirme niyetine somut destek olarak değerlendiriliyor.

Edinilen bilgilere göre, söz konusu ifade Rum Yönetimi Başkanı Hristodulidis’in girişimleri sonucunda metne girdi. Hristodulidis, daha önce AB liderlerini bölgedeki durum ve İngiliz üslerinin varlığının Kıbrıs üzerindeki etkileri konusunda bilgilendirmişti.

Gazze ile ilgili bölümde şu ifadelere yer verildi:

“Avrupa Konseyi, Gazze’de devam eden yıkıcı insani durumu kınar ve İsrail’i, Kıbrıs’ın Deniz Koridoru dahil olmak üzere, kara yollarına tamamlayıcı şekilde Gazze’ye ve Gazze içinde geniş çaplı, kesintisiz ve derhal insani yardım erişimine izin vermeye çağırır. Ayrıca Birleşmiş Milletler ve bağlı kuruluşları ile insani yardım örgütlerinin bağımsız ve tarafsız şekilde çalışabilmesini sağlamaya davet eder. Avrupa Konseyi, İsrail’i, STK kayıt yasasına ilişkin kararını geri çekmeye, Gazze sınır kapılarını yeniden açmaya ve uluslararası insancıl hukuk dahil olmak üzere uluslararası hukuk kapsamındaki yükümlülüklerine tam olarak uymaya çağırır. Sivil halkın korunmasının sürekli şekilde sağlanması gerektiğini hatırlatır.”

Avrupa savunması ve güvenliğiyle ilgili olarak ise şu değerlendirme yapıldı:

“Avrupa Konseyi, Rusya ve Belarus’tan kaynaklanan tehditleri ve İran ile Orta Doğu’daki gelişmelerden doğrudan etkilenen üye devletlerin karşı karşıya olduğu riskleri dikkate alarak AB’nin doğu sınırlarındaki duruma dikkat çeker. Tüm kara, hava ve deniz sınırlarının savunulmasının Avrupa’nın genel güvenliğine katkı sağladığını yineler.”

Rum Yönetimi Başkanı Hristodulidis’in, Avrupa Konseyi kapsamında dün öğleden sonra başlayan tartışmada, Avrupa Birliği Antlaşması’nın 42/7 maddesinin önemine dikkat çekmesi bekleniyor.

Hristodulidis’in ayrıca, İran’daki savaşın Avrupa’nın savaşı olmadığı yönündeki görüşleri savunan çevrelere de yanıt vermesi öngörülüyor. Bu görüş, AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas tarafından da dile getirilmişti.

Rum Yönetimi Başkanı, sabah saatlerinde Avrupa Konseyi’ne gelişinde yaptığı açıklamalarda, söz konusu değerlendirmelere katılmadığını açıkça ifade etti. Hükümet kaynakları, bu açıklamanın Kallas’a da bir yanıt niteliği taşıdığını belirtti.

Geçtiğimiz Pazartesi günü yapılan Dışişleri Konseyi toplantısının ardından Kallas, “Bu Avrupa’nın savaşı değil” ifadesini kullanmış, ancak krizin Avrupa çıkarlarını etkilediğini de eklemişti.

Lefkoşa’nın bu açıklamadan ciddi şekilde rahatsız olduğu, zira savaşın etkilerinin bir AB üyesi olan Kıbrıs’ta hissedildiği vurgulanıyor.

Diplomatik kaynaklara göre Lefkoşa, 42/7 maddesinin devreye alınmasına ilişkin bir kararın alınmasına büyük önem veriyor.

Rum Yönetimi Başkanı’nın AB kurumlarının liderleriyle yaptığı temaslardan edindiği izlenim ise olumlu yönde. António Costa ve Ursula von der Leyen, bir üye devletin tehdit altında olması halinde söz konusu maddenin uygulanmasına olumlu yaklaşıyor.

Aynı zamanda hükümet kaynakları, Lefkoşa’nın başlangıçta 42/7 maddesinin devreye alınmasını talep etmediğini, çünkü Yunanistan, Fransa ve İtalya tarafından gönderilen askeri destekle acil ihtiyaçların karşılandığını ifade etti.

"AB GERİLİMİ DÜŞÜRME GİRİŞİMİNİ TEŞVİK ETMELİDİR"

Rum Yönetimi Başkanı Hristodulidis, İtalyan gazetesi Corriere della Sera’ya verdiği röportajda, “Avrupa Birliği, diğer ilgili ortaklarla birlikte bir gerilimi düşürme girişimini teşvik etmelidir. Bölge liderlerinin beklentisi bu yöndedir” dedi.

“Bölgedeki ülkelerle, özellikle Körfez ülkeleriyle yakın temas halinde olan bir üye devlet olarak, bu ülkelerin bir mesaj beklediğini söyleyebilirim. Bugün somut bir girişim açıklanmasını beklemiyorum, ancak hızlı bir şekilde ilgi gösterilmesi ve harekete geçilmesi son derece önemlidir. Gerilimi azaltmanın doğru yolunu bulmalıyız. Vermemiz gereken en önemli mesaj budur” ifadelerini kullandı.

Avrupa ülkelerinin Kıbrıs’a gemi göndermesinin yeterli olup olmadığı sorusuna ise, Kıbrıs’ın güvenli bir merkez olmaya devam ettiğini belirterek yanıt verdi:

“Tamamen normal bir durumdayız. Krizin doğrudan tarafı değiliz. Sadece bir İngiliz üssünde bir olay yaşandı; Kıbrıs hiçbir zaman saldırıya uğramadı. Bu nedenle adadaki yaşam normal şekilde devam ediyor. Olayın ardından Avrupa Konseyi’ndeki birçok meslektaşımla iletişime geçtim ve tepkileri son derece olumluydu.”

Rum Yönetimi Başkanı ayrıca, Yunanistan, Fransa, İtalya, İspanya ve Hollanda’nın hızlı şekilde destek sunduğunu belirterek, “Bu destek, ülkemizin savaşa dahil olması için değil, Kıbrıs vatandaşlarının kendilerini güvende hissetmesi için önemliydi” dedi.

42/7 maddesinin neden devreye alınmadığı sorusuna ise şu yanıtı verdi:

“Bu maddeyi devreye sokmadık, çünkü bir savaşın parçası değiliz. Ancak ülkelerin verdiği tepki, bu maddenin pratikte ne anlama geldiğini gösterdi. Bir gün bir üye devlet bu maddeyi devreye sokarsa, Avrupa Birliği’nin hazır olması için Kıbrıs örneğini kullanmalıyız.”

Rum Yönetimi Başkanı ayrıca, İtalya’nın desteğine özel teşekkür ederek, Giorgia Meloni’nin ilk arayan liderlerden biri olduğunu söyledi ve Avrupa Birliği’nin Orta Doğu’da daha aktif rol alması gerektiğini vurguladı.

AĞROTUR'DA ALARM

Ağrotur'da yaşanan son alarm, Rum Yönetimi Başkanı Hristodulidis’in Avrupa liderlerine hitap ettiği sırada meydana geldi.

Edinilen bilgilere göre Rum Yönetimi Başkanı, konuşması sırasında cep telefonuna gelen alarm mesajını okuyarak liderlerle paylaştı. Bu durum, liderlerin bölgedeki gelişmeleri daha iyi kavramasına yardımcı oldu.

Rum Yönetimi Başkanı, İngiliz üslerinin statüsüne ilişkin olarak, Orta Doğu’daki savaşın sona ermesinin ardından Birleşik Krallık ile diyalog başlatılması gerektiğini bir kez daha vurguladı.

begendim
0
Begendim
bayildim
0
Bayildim
komik
0
Komik
begenmedim
0
Begenmedim
uzgunum
0
Uzgunum
sinirlendim
0
Sinirlendim
Advert