Başbakan Ünal Üstel, CTP’nin açıkladığı “Yolsuzlukla Mücadele Stratejisi”ni eleştirerek, partinin geçmişte verdiği benzer sözleri yerine getirmediğini ifade etti; yolsuzluk iddialarında son sözü anketlerin değil mahkemelerin söylemesi gerektiğini belirtti.
Başbakan Ünal Üstel, Cumhuriyetçi Türk Partisi’nin (CTP) yolsuzlukla mücadele kapsamında açıkladığı stratejiye ilişkin değerlendirmede bulundu.
Üstel, CTP’nin “yolsuzlukla mücadele” adı altında yeniden bütün toplumu zan altında bıraktığını ileri sürerek, algı anketlerinin mahkeme kararı gibi sunulduğunu ve toplumun topluca suçlu gösterilmeye çalışıldığını ifade etti.
“2018’DE DE AYNI VAATLERİ VERDİLER”
CTP’nin 2018 yılında da yolsuzluk dosyalarının açıklanacağı, özel soruşturma memurları atanacağı, mal beyanlarının denetleneceği ve “Nereden Buldun Yasası” çıkarılacağı yönünde açıklamalar yaptığını belirten Üstel, bugün aynı vaatlerin yeni bir ambalajla yeniden kamuoyuna sunulduğunu söyledi.
Üstel, CTP’nin öncelikle geçmişte verdiği bu sözlerin hesabını vermesi gerektiğini ifade etti.
“TOPLUMA DÜRÜSTLÜK DERSİ VERMENİZ MANİDAR”
Üstel, CTP’nin geçmişte yol arkadaşlığı yaptığı üst düzey bürokratların mahkemelerin verdiği hapis kararlarıyla gündeme geldiğini ileri sürerek, bu durum karşısında CTP’nin topluma dürüstlük dersi vermesini eleştirdi.
2008 ve 2009 dönemlerine ilişkin dosyalar ile mahkeme kararlarının halkın hafızasında olduğunu belirten Üstel, yolsuzluk iddialarını haberleştiren medyaya yönelik baskı girişimleri bulunduğunu da belirtti.
Üstel, ülkenin en büyük medya kuruluşlarından birine seçim öncesinde ihbarname gönderilmesi ve haciz tehdidinde bulunulmasını da hatırlatarak, CTP’nin özgür basından söz ederken basını susturmaya yönelik adımlar attığını ifade etti.
“YOLSUZLUK İDDİALARINDA SON SÖZÜ MAHKEMELER SÖYLER”
Üstel, “Hiç kimse bu halkı enayi yerine koymasın” ifadelerini kullanarak, CTP’nin iktidar dönemlerinde yaşananların halkın hafızasında olduğunu söyledi.
Yolsuzluk iddialarında son sözü anketlerin değil, mahkemelerin söylemesi gerektiğini belirten Üstel, her varlıklı insanın şüpheli ve bütün toplumun suçlu ilan edilemeyeceğini kaydetti.
Üstel ayrıca, ihbar mekanizmalarının da dedikoduya, fişlemeye ve siyasi hesaplaşmaya dönüşmemesi gerektiğini ifade etti.
“CTP’NİN SİYASETİ ÇAMUR VE BOŞ SÖZ SİYASETİDİR”
CTP’nin ülkeye sunduğu siyaseti “çamur siyaseti ve boş söz siyaseti” olarak nitelendiren Üstel, CTP’nin ülkede somut bir çalışma ortaya koymadığını belirtti.
Üstel, “Kendi ceketlerini asacakları bir çivi bile çakmayan CTP’nin ülkeye verecek boş laftan başka hiçbir şeyi yoktur” dedi.
“ONLAR KONUŞUYOR, UBP ÇALIŞIYOR”
Üstel, hükümetin çalışmalarını sürdürdüğünü belirterek, CTP’nin söylemlerine karşılık UBP’nin üretmeye ve halkın hayatına dokunan projeleri hayata geçirmeye devam ettiğini ifade etti.
Üstel açıklamasını, “Onlar boş sözlere devam ediyor. Biz üretmeye, halkımızın hayatına dokunan projeleri hayata geçirmeye devam ediyoruz. Onlar konuşuyor, UBP çalışıyor” sözleriyle tamamladı.
Başbakan Üstel'in konuyla ilgili açıklamasının tamamı şu şekilde:
"CTP, yolsuzlukla mücadele adı altında yine bütün toplumu zan altında bırakıyor. Algı anketlerini mahkeme kararı gibi sunuyor, insanımızı topluca suçlu gösteriyor.
2018’de de yolsuzluk dosyalarının açıklanacağını, özel soruşturma memurları atanacağını, mal beyanlarının denetleneceğini ve “Nereden Buldun Yasası” çıkarılacağını söylemişlerdi. Bugün aynı vaatleri yeni ambalajlarla yeniden sunuyorlar. Önce o sözlerin hesabını versinler.
Yol arkadaşlığı yaptığınız üst düzey bürokratlar mahkemelerin verdiği hapis kararlarıyla gündemdeyken, topluma dürüstlük dersi vermeniz gerçekten manidardır.
2008 ve 2009 dönemlerine ilişkin dosyalar ve mahkeme kararları da halkımızın hafızasındadır. Yolsuzluk iddialarını haberleştiren medyaya yönelik baskı girişimlerinizi; ülkenin en büyük medya kuruluşlarından birine seçim öncesinde gönderilen ihbarnameyi ve haciz tehdidini de unutmadık. Özgür basından söz ederken basını susturmaya yönelik adımlar atmanız hafızalardadır.
Hiç kimse bu halkı enayi yerine koymasın. CTP’nin iktidar dönemlerinde yaşananlar halkımızın hafızasındadır. Yolsuzluk iddialarında son sözü anketler değil, mahkemeler söyler. Her varlıklı insanı şüpheli, bütün toplumu suçlu ilan edemezsiniz. İhbar mekanizması da dedikoduya, fişlemeye ve siyasi hesaplaşmaya dönüşmemelidir.
CTP’nin bu ülkeye sunduğu siyaset, çamur siyaseti ve boş söz siyasetidir. Kendi ceketlerini asacakları bir çivi bile çakmayan CTP’nin ülkeye verecek boş laftan başka hiçbir şeyi yoktur.
Onlar boş sözlere devam ediyor. Biz üretmeye, halkımızın hayatına dokunan projeleri hayata geçirmeye devam ediyoruz.
Onlar konuşuyor, UBP çalışıyor"