Çavuşoğlu: “Maalesef Orada Bir Statüko Var”

Yayınlanma Tarihi :
Çavuşoğlu: “Maalesef Orada Bir Statüko Var”
WhatsApp-Image-2026-03-05-at-10.19.42

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, Hakikat Web TV’de Güven Arıklı’nın konuğu olarak Doğu Akdeniz Üniversitesi’nin (DAÜ) mali yapısı, üniversitedeki statüko, sendikal anlayış, toplu iş sözleşmeleri ve devletin üniversiteye sağladığı desteklerle ilgili dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

DAÜ’de mevcut yapının değiştirilmesi için mücadele ettiğini belirten Çavuşoğlu, üniversitenin kendi ayakları üzerinde durabilen, kurumsal ve özel yapısını koruyabilen sürdürülebilir bir modele kavuşması gerektiğini söyledi.

“MAALESEF ORADA BİR STATÜKO VAR”

Güven Arıklı’nın, “Yani statükoyu siz yıkamıyor musunuz, denemiyor musunuz?” sorusuna Çavuşoğlu, “Ben mücadele ediyorum. Ben mücadele ediyorum” yanıtını verdi.

DAÜ’de bir statüko bulunduğunu savunan Çavuşoğlu, sendikal anlayışa da eleştiriler yöneltti. Çalışanların ve sendikaların üretmediğini söylemediğinin altını çizen Çavuşoğlu, ancak üniversitenin sahip olduğu destek ve birikim dikkate alındığında daha fazla üretim yapılması gerektiğini ifade etti.

Çavuşoğlu, DAÜ’nün kendi ayakları üzerinde durabilen bir yapıya ulaşması ve kurumsal özelliklerini koruyarak yoluna devam etmesi gerektiğini belirterek, geçmişten bugüne tekrar eden bazı yapıların üniversitede sorunlara neden olduğunu savundu.

“BİRİNCİ ÖNCELİĞİM DAÜ’DÜR”

DAÜ konusunda önceliklerini de açıklayan Çavuşoğlu, “Benim DAÜ ile ilgili birinci önceliğim DAÜ’dür. Çünkü DAÜ halkın kurumudur. İkinci önceliğimiz de oradaki çalışanların hayat hakları ve çalışma haklarıdır” dedi.

Ülkede mali açıdan sıkıntıya giren kurumların geçmişte benzer anlayışlarla karşı karşıya kaldığını savunan Çavuşoğlu, kurumların elde ettikleri gelirlerin tasarruf edilerek sürdürülebilir bir yapı oluşturmak yerine toplu iş sözleşmeleri aracılığıyla dağıtıldığını ileri sürdü.

TOPLU İŞ SÖZLEŞMELERİNE ELEŞTİRİ

Çavuşoğlu, çalışanların haklarının korunması gerektiğini ancak kurumun gelir-gider dengesinin de gözetilmesinin zorunlu olduğunu söyledi.

Bir kurumun elde ettiği gelirden daha fazlasını dağıtmasının sürdürülebilir olmadığını belirten Çavuşoğlu, bunu maaş üzerinden örneklendirerek, bir çalışanın bir maaş alma hakkı bulunmasına rağmen toplu iş sözleşmeleriyle bunun 1,5 maaşa çıkmasının, kurumun gelirinin bunu karşılayamaması halinde mali yapıyı bozacağını savundu.

Çavuşoğlu, “Sen bir buçuk maaş alabilirsin, istersen iki maaş al. Ama üç maaşlık bir gelir getiriyorsun, istersen iki buçuğunu al. Ama benim gelirim artıda olsun. Benim gelirim bir, sen alın bir buçuk. Tabii ki batacak” ifadelerini kullandı.

“GİDERLER GELİRLERDEN DAHA FAZLA”

DAÜ’nün giderlerinin gelirlerinden fazla olduğunu söyleyen Çavuşoğlu, yaşanan mali problemlerde yönetim anlayışının yanı sıra sendikal yaklaşımın da etkili olduğunu savundu.

Çavuşoğlu, “DAÜ’de giderleri gelirlerinden daha çok olduğu için yönetimdeki yanlış anlayışı ve sendikanın da buna çanak tutuşu” ifadelerini kullanarak mevcut sistemin sürdürülebilir olmadığını belirtti.

“KURUCU HOCALARIN MAAŞI 720 BİN LİRA”

DAÜ’deki maaşlara ilişkin de dikkat çeken bir iddiada bulunan Çavuşoğlu, kurucu olarak adlandırılan bazı kişilerin aldığı emekli maaşlarını gündeme getirdi.

Çavuşoğlu, “DAÜ’de kurucu hocaların maaşı şu anda 720 bin lira” dedi.

Kurucu olarak adı geçen yaklaşık 40 kişinin bulunduğunu, bunların 10-15’inin hoca olduğunu ifade eden Çavuşoğlu, söz konusu kişilerin emekli maaşlarının 720 bin liraya ulaştığını belirtti.

Çavuşoğlu, “Yani böyle bir kurum yaşayabilir mi? Biz bunlarla mücadele ediyoruz. Bunlarla mücadele ediyoruz” diye konuştu.

“KAZANILMIŞ HAK DENİLEN ANLAYIŞLA MÜCADELE EDİYORUZ”

720 bin liralık emekli maaşını eleştiren Çavuşoğlu, “Varsa dünyada 720 bin lira emekli maaşı… Obama’nın emekli maaşı bile 720 bin lira yoktur” ifadelerini kullandı.

Çavuşoğlu, bu noktada meselenin yalnızca maaşlar olmadığını, “kazanılmış hak” olarak nitelendirilen anlayışın kurumun sürdürülebilirliğini tehdit etmemesi gerektiğini savundu.

“Böyle bir zihniyetle mücadele ediyoruz. Bu kazanılmış hak denilen anlayışla mücadele ediyoruz. O kurum nasıl yaşayacak?” diye soran Çavuşoğlu, DAÜ’nün geleceğinin korunması gerektiğini vurguladı.

“HÜKÜMET BU FEDAKÂRLIĞI YAPMASA DAÜ BATMIŞTI”

Hükümetin DAÜ için ciddi bir mali yük üstlendiğini belirten Çavuşoğlu, hükümetin yaptığı fedakârlıkların olmaması halinde üniversitenin ayakta kalamayacağını savundu.

Çavuşoğlu, “Bu hükümet bu fedakârlığı yapmasa şu an DAÜ batmıştı” dedi.

DAÜ’nün batmaması için devletin önemli miktarda kaynak aktardığını kaydeden Çavuşoğlu, yıllık nakit desteğinin bir milyar liranın üzerinde olduğunu ifade etti.

“ALTI MİLYARA YAKIN KAYNAĞI YA VERDİK YA DA KEFİL OLDUK”

Devletin DAÜ’ye sağladığı mali desteğin yalnızca doğrudan nakit aktarımla sınırlı olmadığını belirten Çavuşoğlu, üniversitenin vergi yükümlülükleri ve kıdem tazminatları konusunda da devletin devreye girdiğini söyledi.

Çavuşoğlu, “Biz DAÜ batmasın diye devlet olarak senede bir milyarın üzerinde nakit para veriyoruz. Bütün vergilerini, iki buçuk milyarın üzerinde vergiyi borçlandık. Kıdem tazminatlarını kefilli Merkez Bankası’ndan borçlandırdık” dedi.

Sigortalar konusunda da yüzde 35 oranında destek sağlandığını belirten Çavuşoğlu, devletin DAÜ için üstlendiği toplam mali yükün yaklaşık 6 milyar liraya ulaştığını ifade etti.

Çavuşoğlu, “Altı milyara yakın kaynağı ya verdik veyahut da kefil olduk” diyerek, devletin DAÜ’nün ayakta kalabilmesi için büyük bir mali sorumluluk üstlendiğini vurguladı.

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, DAÜ’nün Kıbrıs Türk halkının önemli kurumlarından biri olduğunu belirterek, üniversitenin yaşatılmasının öncelikleri olduğunu, ancak bunun sürdürülebilir bir mali yapı ve gelir-gider dengesi içerisinde gerçekleştirilmesi gerektiğini ifade etti.

begendim
0
Begendim
bayildim
0
Bayildim
komik
0
Komik
begenmedim
0
Begenmedim
uzgunum
0
Uzgunum
sinirlendim
0
Sinirlendim
KTAMS - Emeğine sahip çık, sendikalı ol, KTAMS'ta örgütlen