Cumhurbaşkanı Erhürman: ''Genel Sekreter'in ziyaretinden öncesine göre bugün daha umutluyum''

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in Kıbrıs ziyareti ve üçlü görüşmenin ardından Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, ''Genel Sekreter'in ziyaretinden öncesine göre bugün daha umutluyum'' dedi.

Yayınlanma Tarihi :
Cumhurbaşkanı Erhürman: ''Genel Sekreter'in ziyaretinden öncesine göre bugün daha umutluyum''
041223_paypoint_1

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in Kıbrıs ziyareti ve ara bölgede Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ile Rum lider Nikos Hristodulidis'in katılımıyla gerçekleştirilen üçlü görüşmenin ardından taraflar sürece ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Açıklamalarda, güven yaratıcı önlemler, yeni metodoloji, genişletilmiş 5+1 toplantısı ve çözüm sürecinin geleceği öne çıktı.

Tufan Erhürman: HEM BM HEM DE KIBRIS TÜRK TARAFI SONUÇ ODAKLI BİR SÜREÇTEN YANA

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in Kıbrıs ziyaretini önemli ve olumlu bir gelişme olarak değerlendirdi.

16 yıl sonra bir BM Genel Sekreteri'nin yeniden adaya gelmesinin ve Guterres'e BM'nin üst düzey isimlerinden oluşan geniş bir heyetin eşlik etmesinin Kıbrıs sorununa verilen önemi gösterdiğini belirten Erhürman, Genel Sekreter'in hem Rum lider Nikos Hristodulidis hem de kendisiyle ayrı ayrı görüşmesinin iki liderin BM çatısı altında eşit statüde muhatap alındığını ortaya koyduğunu söyledi.

Üçlü görüşmede yeni bir geçiş kapısı ya da somut bir anlaşma çıkmadığını ifade eden Erhürman, buna rağmen sürecin olumlu geçtiğini belirtti. Güven yaratıcı önlemlerin müzakere masası kurulmadan önce hayata geçirilmesi gerektiği yönündeki görüşlerini uzun süredir dile getirdiklerini hatırlatan Erhürman, BM Genel Sekreteri'nin de bu kez farklı bir metodoloji izlenmesi gerektiği yönündeki yaklaşımını önemli bulduğunu kaydetti.

Guterres'in iki toplumlu teknik komitelerle bir araya gelmesini ve güven yaratıcı önlemlere yaptığı vurguyu bu yaklaşımın göstergesi olarak değerlendiren Erhürman, yeni metodolojinin herhangi bir tarafın siyasi kazanımı olarak görülmemesi gerektiğini söyledi. Kıbrıs Türk tarafının uzun süredir çözüm için farklı yöntemler önerdiğini belirten Erhürman, BM'nin de bu anlayışı benimsediğini ifade etti.

Yaklaşan genişletilmiş 5+1 formatındaki olası toplantıya da değinen Erhürman, garantör ülkelerin süreçte yer alacağını, Türkiye ile bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da tam istişare içinde çalışmayı sürdüreceklerini söyledi.

Amaçlarının "müzakere olsun diye müzakere yapmak" olmadığını vurgulayan Erhürman, hem BM'nin hem de Kıbrıs Türk tarafının sonuç odaklı bir süreçten yana olduğunu ifade etti. Toplantı tarihinin henüz açıklanmamasını olumsuz değerlendirmediğini belirten Erhürman, "Genel Sekreter'in ziyaretinden öncesine göre bugün daha umutluyum." diyerek, bunun en önemli nedeninin "bu kez farklı olacak" yaklaşımının somut bir metodolojiye dönüşmesi olduğunu söyledi.

Erhürman, Güney Kıbrıs'ta gazeteci Yasa Yeşilada'nın ifadeye çağrılması konusunun da görüşmede gündeme geldiğini açıkladı. Bunun bir tutuklama emri değil ifadeye çağırma olduğunu ancak BM Genel Sekreteri'nin ziyareti öncesindeki zamanlamasının dikkat çekici olduğunu belirten Erhürman, bu tür uygulamaların geçişleri ve güven ortamını olumsuz etkileyebileceğini ifade etti.

Görüşmede ayrıca karma evliliklerden kaynaklanan sorunlar, spor alanındaki izolasyonlar ve genel izolasyonların ele alındığını belirten Erhürman, Rum tarafının son dönemdeki silahlanma faaliyetleri ile askeri girişimlerini de gündeme taşıdıklarını ve bunların adadaki güvenlik ortamını olumsuz etkileyebileceğini dile getirdi.

ANTONİO GUTERRES: BAŞARISIZ VE SONUÇ ÜRETMEYECEK BİR 5+1 İSTEMİYORUM

İlk Kıbrıs ziyaretinde tüm Kıbrıslılara gösterdikleri sıcak karşılama için teşekkür eden BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, Kıbrıs'ı "tarihi derin, kültürü zengin ve süregelen dayanıklılığın adası" olarak nitelendirdi. Ziyareti sırasında en çok dikkatini çeken unsurun ise Kıbrıslıların daha barışçıl ve ortak bir gelecek inşa etme yönündeki güçlü arzusu olduğunu söyledi.

BM Genel Sekreterliği görevinin ilk günlerinden bu yana Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıslı Rumlara, BM parametreleri ve iyi niyet esasları çerçevesinde kapsamlı ve sürdürülebilir bir çözüm için destek verdiğini belirten Guterres, Birleşmiş Milletler'in bu hedef doğrultusunda yıllardır düzenli çalışmalar yürüttüğünü ifade etti.

Kıbrıs'a geliş amacının tüm Kıbrıslılarla çözüm arayışında dayanışma içinde olduğunu göstermek olduğunu kaydeden Guterres, "Bu, tüm çabaların güveni yeniden inşa etmek için yapılması gereken andır." dedi.

Güven yaratıcı önlemlerin tüm Kıbrıslıların günlük yaşamında somut değişiklik yaratmasının önemine işaret eden Guterres, iki lideri bu çabaları yoğunlaştırmaya çağırdı.

BM Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin'in taraflarla geçmiş BM çabaları ve Kıbrıslılardan alınan görüşler üzerine çalıştığını belirten Guterres, Kıbrıslıların ilerleme istediklerini, liderlerinden ise Kıbrıs sorununun çözümüne yönelik "son kilometre taşını aşabilmek için taviz vermelerini" beklediklerini söyledi. Kıbrıs toplumunun "bölünmeyle değil iş birliği, fırsat ve barışla tanımlanan" bir ada istediğini ifade etti.

Her iki liderin de Holguin ile çalışmayı sürdürme konusundaki kararlılıklarını ortaya koyduklarını belirten Guterres, güven artırıcı önlemler, metodoloji ve müzakere içeriğine ilişkin gerekli hazırlıkların tamamlanmasının ardından, iki taraf ve garantör ülkelerin görüşleri alınarak yeni bir genişletilmiş 5+1 toplantısı düzenleme kararı aldığını açıkladı.

Sahadaki durumla ilgili olarak UNFICYP'in yetki ve otoritesine saygı gösterilmesi gerektiğini vurgulayan Guterres, BM Barış Gücü'nün 60 yılı aşkın süredir istikrarı koruduğunu ve etkinliğinin tüm tarafların iş birliğine bağlı olduğunu söyledi.

Kayıp Şahıslar Komitesi'nin çalışmaları ile iki toplumlu teknik komitelerin faaliyetlerinden etkilendiğini dile getiren Guterres, uluslararası toplumun ve özellikle garantör devletler Türkiye, Yunanistan ve Birleşik Krallık'ın çözüm sürecinde önemli bir rolü bulunduğunu ifade etti.

Birleşmiş Milletler'in barışı dayatamayacağını belirten Guterres, BM'nin Kıbrıs halkını bu önemli dönemde desteklemeye tamamen bağlı olduğunu vurguladı.

Basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Guterres, yeni bir 5+1 toplantısı öncesinde gerekli hazırlıkların yapılmasının büyük önem taşıdığını belirterek, "Başarısız ve sonuç üretmeyecek bir 5+1 istemiyorum." dedi.

Toplantının tarihi henüz netleşmemiş olsa da iki taraf ve garantör ülkelerin bu konuda fikir birliği içinde olduğunu söyleyen Guterres, tüm tarafların mümkün olan en hızlı ve etkili şekilde çalışacağını ifade etti.

Doğu Akdeniz'deki gelişmelere de değinen Guterres, Kıbrıs sorununun çözümünün yalnızca ada için değil, giderek daha istikrarsız hale gelen bölgenin barış ve istikrarı açısından da büyük önem taşıdığını, çözümsüzlüğün ise Kıbrıs'ı bölgesel risklere karşı daha kırılgan hale getirebileceğini söyledi.

NİKOS HRİSTODULİDİS: 5+1 İÇİN GÜVEN YARATICI ÖNLEMLER ŞART DEĞİL

Rum medyasına göre Rum lider Nikos Hristodulidis ise görüşmeler sonrasında elinde "üç önemli veri" bulunduğunu belirterek bunları, "BM Genel Sekreteri'nin BM Güvenlik Konseyi kararlarına tam bağlılığı, müzakere müktesebatına bağlılığı ve Crans-Montana'ya kadar elde edilen kazanımlar" olarak sıraladı.

Görüşmelerin ardından gelinen noktadan memnuniyet duyduğunu ifade eden Hristodulidis, "Herkesin olumlu cevap vermesinden mutluyum." dedi.

Genişletilmiş formatta yapılması planlanan toplantıya değinen Hristodulidis, "Genişletilmiş görüşmenin başarılı olması gerekir. Genişletilmiş görüşmeye gittiğimizde müzakerelerin Crans-Montana'da koptuğu yerden yeniden başlamasına zemin hazırlamak üzere Holguin ve Fitto ile iş birliği yapacağız." ifadelerini kullandı.

Müzakere sürecinin geçmişte elde edilen kazanımlar temelinde ilerlemesi gerektiğini savunan Hristodulidis, "Sıfırdan başlamayacağız, müzakere kazanımlarını elde tutuyoruz." dedi.

Bugünkü ortak görüşmede Kıbrıs sorununun özünün ele alındığını belirten Hristodulidis, "Daha iyi bir sonuç isterdim." ifadesini kullandı.

Son iki günde gerçekleştirilen temasların "arzu edilen hedefi netleştirdiğini" söyleyen Hristodulidis, "Arzu edilen hedefin ne olduğundan hiçbir kuşku yok." dedi.

Hristodulidis, güven yaratıcı önlemlerin önemine işaret ederek, "Güven Yaratıcı Önlemler 5+1 görüşmesi için ön şart değil. Olursa iyi olur. Müzakerelerin ilan edilmesi için zemin hazırlanması lazım." ifadelerini kullandı.

Crans-Montana'ya kadar elde edilen müzakere kazanımlarının korunmasının önemli olduğunu vurgulayan Hristodulidis, bu kazanımların güvence altına alınmasından memnuniyet duyduğunu dile getirdi.

 

begendim
0
Begendim
bayildim
0
Bayildim
komik
0
Komik
begenmedim
0
Begenmedim
uzgunum
0
Uzgunum
sinirlendim
0
Sinirlendim
WhatsApp-Image-2026-03-05-at-10.18.17