Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Avrupa Birliği yetkililerinin son açıklamalarına sosyal medya üzerinden dikkat çeken bir tepki gösterdi.
Erhürman, Avrupa Parlamentosu Başkanı Roberta Metsola’nın EOKA’nın kuruluş yıl dönümünü “coşkuyla” kutlamasını sorgulayarak, bu örgütün Kıbrıslı Türkler için ne ifade ettiğinin bilinip bilinmediğini gündeme taşıdı.
Aynı zamanda Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in konuşmasında kullandığı ifadeleri de değerlendiren Erhürman, Kıbrıs’ın tek boyutlu bir şekilde ele alınmasının yanlış bir algı yarattığını belirtti.
Paylaşımında, Avrupa Birliği’nin Kıbrıs konusunda ya yeterli bilgiye sahip olmadığını ya da mevcut tutumunu gözden geçirmesi gerektiğini vurgulayan Erhürman, bu yaklaşımın Kıbrıslı Türklerin güvenini zedelediğine dikkat çekti.
Erhürman ayrıca, AB ile ilişkilerde “güven yaratıcı önlemler” ihtiyacının altını çizerek, karşılıklı anlayışın önemine işaret etti.
Erhürman’ın paylaşımı şöyle:
“Avrupa Parlamentosu Başkanı Sn. Roberta Metsola, EOKA’nın kuruluş yıldönümünü kutlamış! Art arda geliyor! Sn. Metsola “büyük bir coşkuyla” EOKA’nın kuruluş yıldönümünü kutlarken, bu örgütün Kıbrıslı Türkler için ne anlam ifade ettiğini bilmiyor muydu? Avrupa Komisyonu Başkanı Sn. Ursula von der Leyen, konuşmasında, yapay zeka alanındaki yenilikçilerin yarının teknolojilerini “Bizans kiliselerinin gölgesinde” geliştirdiklerini söylerken, bu adanın “Bizans kiliseleri”nden ibaret olduğunu mu sanıyordu? Bu arada Sn. Ursula von der Leyen “delikten baktırma ritüeli”nin parçası haline getirilirken, pek çok AB yetkilisinin yürüyerek veya arabalarıyla kuzeye geçip bizlerle görüştüğünden haberdar değil miydi? Dediğim gibi art arda geliyor! Avrupa Birliği Kıbrıs’ı bilmiyorsa bir zahmet öğrenmek, biliyorsa tutumunu yeniden gözden geçirmek zorundadır. “Kıbrıs’ta çözümü destekliyoruz”, hatta “Kıbrıs’ta çözüme yardımcı olmak istiyoruz” diyen bir uluslararası kuruluşun yetkilileri bu sözleriyle, Kıbrıs’taki iki eşit kurucu ortaktan biri olan Kıbrıslı Türklerin güvenini her gün biraz daha fazla sarstıklarının farkına varmalıdırlar! AB’nin veya AB üyesi ülkelerin görüştüğümüz her yetkilisine, AB ile de “güven yaratıcı önlemler”e ihtiyacımız olduğunu söylememizin sebebi tam da budur!”