Gıda Mühendisleri Odası Başkanı Dr. Beste Oymen, sivrisineklerle mücadelede kullanılan kimyasalların kontrolsüz veya yanlış uygulanmasının su kaynakları, tarımsal üretim ve gıda güvenliği açısından risk oluşturabileceğine dikkat çekti. Oymen, mücadelenin bilimsel, kontrollü ve bütüncül şekilde yürütülmesi gerektiğini vurguladı.
KTMMOB Gıda Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Beste Oymen, Batı Nil Virüsü ile mücadelede sivrisinek popülasyonunun kontrol altına alınmasının halk sağlığı açısından büyük önem taşıdığını belirterek, bu amaçla gerçekleştirilen kimyasal mücadele uygulamalarının insan sağlığı, çevre, su kaynakları ve gıda güvenliği üzerindeki olası etkilerinin de birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Oymen yaptığı basın açıklamasında, vektör mücadelesinde kullanılan kimyasalların kontrolsüz, yanlış dozda veya uygun olmayan alanlarda uygulanmasının; uygulama sırasında sürüklenme, yüzey akışı veya çevresel taşınım yoluyla hedef dışı alanların etkilenmesine neden olabileceğine dikkat çekti.
Özellikle içme ve kullanma suyu kaynakları, kuyular, su depoları, yüzeysel sular ve tarımsal sulamada kullanılan su kaynaklarının korunmasının büyük önem taşıdığını belirten Oymen, kimyasal uygulamalarda su güvenliğinin göz önünde bulundurulması gerektiğini ifade etti.
“SU GÜVENLİĞİ, GIDA GÜVENLİĞİNİN AYRILMAZ PARÇASIDIR”
Su güvenliğinin aynı zamanda gıda güvenliğinin de ayrılmaz bir parçası olduğuna işaret eden Oymen, tarımsal üretimde kullanılan suyun güvenliğinin, üretilen gıdanın güvenliğini doğrudan ilgilendirdiğini belirtti.
Oymen, uygun olmayan kimyasal uygulamalar sonucunda sulama suyunun, tarımsal alanların veya gıda üretim çevresinin kontamine olmasının, kimyasal kalıntıların gıda zincirine taşınması açısından değerlendirilmesi gereken bir risk oluşturabileceğini kaydetti.
“GIDALARIN VE GIDA İLE TEMAS EDEN YÜZEYLERİN MARUZİYETİ ÖNLENMELİ”
Restoranlar, kafeler, pazar yerleri, açık gıda satış noktaları, gıda üretim tesisleri ve depolama alanlarının çevresinde yapılacak ilaçlamalara da dikkat çeken Oymen, bu alanlarda açıkta bulunan gıdaların, hammaddelerin, içme sularının, ambalajların, ekipmanların ve gıda ile temas eden yüzeylerin kullanılan kimyasallara maruz kalmasının önlenmesi gerektiğini vurguladı.
Oymen, hastalıkla mücadele amacıyla gerçekleştirilen uygulamaların başka bir halk sağlığı ve gıda güvenliği sorununa dönüşmemesi için gerekli önlemlerin alınması gerektiğini ifade etti.
“VEKTÖR MÜCADELESİ BÜTÜNCÜL YÜRÜTÜLMELİ”
KTMMOB Gıda Mühendisleri Odası olarak vektörle mücadelenin bilimsel esaslara dayalı, kontrollü ve bütüncül bir yaklaşımla yürütülmesi gerektiğini belirten Oymen, insan sağlığının korunmasının yanı sıra su kaynaklarının, tarımsal üretimin ve gıda güvenliğinin de gözetilmesi çağrısında bulundu.
Oymen, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“KTMMOB Gıda Mühendisleri Odası olarak; vektörle mücadelenin bilimsel esaslara dayalı, kontrollü ve bütüncül bir yaklaşımla yürütülmesi; insan sağlığının korunması kadar su kaynaklarının, tarımsal üretimin ve gıda güvenliğinin de gözetilmesi gerektiğini kamuoyuna önemle hatırlatırız”