Girne açıklarında 30 Ağustos’ta meydana gelen Filo Jet gemi faciasında kayıp yakınlarını bekleyen aileler, kamuoyuna yönelik kapsamlı bir basın açıklaması yaptı. Günlerdir liman bölgesinde beklediklerini belirten aileler, arama çalışmalarının daha hızlı ve yoğun yürütülmesini, süreçle ilgili kendilerine düzenli ve kapsamlı resmi bilgi verilmesini talep etti.
Aileler açıklamalarında, “Biz burada taşkınlık yapmıyoruz. Biz kavga çıkarmıyoruz. Biz sadece bilgi istiyoruz” ifadelerini kullanarak, geçen süreye rağmen yeterli bilgiye ulaşamadıklarını savundu.
Kayıplarına ulaşılmasının artık kendileri için en önemli beklenti olduğunu vurgulayan aileler, “Ailelerin tek tesellisi, kaybettikleri yakınlarının cenazelerine ulaşmak, onları ülkelerine götürmek ve toprağa verebilmektir” dedi.
Arama çalışmalarının çok daha yoğun yürütülmesini isteyen aileler, yetkili makamlardan en az gün aşırı kapsamlı ve resmi bilgilendirme yapılmasını talep etti.
Açıklamada, facianın ardından çok sayıda sorunun yanıtsız kaldığı ileri sürülerek gemideki can yeleklerinin sayısı ve durumu, tahliye süreci, şirket ve liman yönetiminin olası sorumlulukları ile geminin sefere çıkmasına ilişkin denetim ve izin süreçlerinin açıklığa kavuşturulması istendi.
Aileler, “Kim, hangi denetimi yaptı? Kim sefere izin verdi? Kim bu geminin denize açılmasında sakınca görmedi?” sorularını yöneltti.
Ailelerin açıklamasında, devam eden mahkeme sürecinde geminin sol ön kızağında 17 Haziran tarihinde bir kırık bulunduğunun bilindiği ve tamirat yapıldığı yönünde bilgilerin gündeme geldiği belirtildi.
Bu hususun ayrıntılı biçimde soruşturulmasını isteyen aileler, söz konusu tamiratın hangi standartlara göre gerçekleştirildiğinin, ardından geminin sefere uygun olduğuna kimin karar verdiğinin ve denetimin hangi makam tarafından yapıldığının açıklanmasını talep etti.
Açıklamada, “Gemide böyle bir sorun olduğu biliniyorsa bu geminin denetimini kim yaptı? Yapılan tamirat hangi standartlara göre gerçekleştirildi? Tamiratın ardından geminin sefere uygun olduğuna kim karar verdi?” denildi.
Aileler ayrıca mürettebatın gerekli belgelere sahip olup olmadığının ve alkol ile uyuşturucu testlerinin yapılıp yapılmadığının açıklanmasını istedi.
Facia günü Mersin-Taşucu tarafındaki koşullar ve sefer durumuna ilişkin de bilgi talep eden aileler, karşı limanda seferi etkileyen herhangi bir kapanma veya kısıtlama bulunup bulunmadığının ve böyle bir durum varsa geminin Girne’den hareketine nasıl izin verildiğinin araştırılmasını istedi.
Açıklamada yardım fişeğinin kullanılma zamanı da gündeme getirildi. Aileler, yardım fişeğinin neden daha erken kullanılmadığının ve bu konudaki sorumluluğun kimde olduğunun belirlenmesini talep etti.
Aileler, kaptan ve mürettebatın yanı sıra şirket yöneticileri, liman yetkilileri ve ilgili kamu görevlilerinin olası sorumluluklarının da ayrı ayrı soruşturulması gerektiğini belirtti.
Suçluluğa karar verecek makamın mahkeme olduğunu ve savunma hakkının hukuk devletinin temel ilkelerinden biri olduğunu vurgulayan aileler, buna karşın ortaya çıkan her iddia ve bilginin eksiksiz biçimde araştırılmasını istediklerini kaydetti.
Açıklamada, “Biz kimsenin suçunu peşinen ilan etmiyoruz. Ama hiç kimsenin sorumluluğunun da üzerinin örtülmesini kabul etmiyoruz” ifadelerine yer verildi.
Aileler, kaptanın sorumluluğunun bulunmadığı yönündeki savunmalara da açıklamalarında yer verdi.
Savunma hakkına karşı olmadıklarını özellikle belirten aileler, “Savunma yapılırken, limanda günlerdir çocuklarının, eşlerinin, kardeşlerinin ve anne babalarının cenazesini bekleyen insanların acısının da yok sayılmasını kabul etmiyoruz” dedi.
Aileler, geminin sefere çıkarılması, denetlenmesi, sefere elverişliliğinin belirlenmesi ve tahliye sürecinin yönetilmesinde sorumluluğu bulunan tüm kişi ve kurumların yargı süreci kapsamında araştırılmasını talep etti.
Açıklamada ailelerin talepleri; kayıplara ulaşılması, ailelere düzenli bilgi verilmesi, facianın nedenlerinin tüm yönleriyle ortaya çıkarılması ve olası ihmallerin eksiksiz soruşturulması olarak sıralandı.
Kayıplar arasında 3 yaşında bir çocuğun da bulunduğunu belirten aileler, bekledikleri kişilerin birer sayıdan ibaret olmadığını vurguladı.
Aileler açıklamalarını, “Biz suçlu aramıyoruz; gerçeği ve sorumluların ortaya çıkarılmasını istiyoruz. Biz susmayacağız, biz unutmayacağız. Bu facianın bütün gerçekleri ortaya çıkarılana kadar cevap istemeye devam edeceğiz” sözleriyle tamamladı.