Türk Dünyasının Geleceği Ortak Tarih, Kültür ve Alfabede

Yayınlanma Tarihi :
Türk Dünyasının Geleceği Ortak Tarih, Kültür ve Alfabede
720-x130banners_1

Türk Devletleri Teşkilatı’nın (TDT), siyasi ve ekonomik iş birliğinin yanı sıra Türk dünyasının ortak tarih hafızasını, kültürel mirasını ve kimliğini güçlendiren stratejik bir platforma dönüştüğü belirtildi.

Azerbaycan Cumhuriyeti Sivil Toplum Kuruluşlarına Devlet Destek Ajansı’nın 2026 yılı hibe yarışması kapsamında desteklenen “Şuşa Beyannamesi’nden Türk Devletleri Teşkilatı’na” projesi devam ediyor.

“Orta Asya ve Güney Kafkasya İfade Özgürlüğü Ağı” Kamu Birliği (CASCFEN) tarafından yürütülen proje kapsamında, Türk dünyasının entegrasyonu, ortak değerleri ve gelecek perspektiflerini ele alan 10 röportaj hazırlanıyor.

Röportaj dizisinin “Türk Devletleri Teşkilatı ve ortak kültürel kimlik” başlıklı beşinci bölümünde; ortak tarih bilincinin korunması, kültürel entegrasyonun güçlendirilmesi, ortak alfabenin uygulanması ve Türk kimliği bilincinin geliştirilmesi ele alındı.

Konuya ilişkin değerlendirmelerini Azerbaycanlı şair-yazar, Uluslararası “ALAŞ” Edebiyat Ödülü sahibi ve proje uzmanı Ekber Goşalı ile Uluslararası Final Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi, Kıbrıs Tarihi ve Kültürü Araştırmaları Merkezi Müdürü Prof. Dr. Ulvi Keser paylaştı.

Goşalı: “Ortak tarih bilinci geleceğin temelidir”

Ekber Goşalı, TDT’nin siyasi ve ekonomik bir iş birliği platformu olmasının yanında ortak tarih hafızasının sistemleştirilmesi ve kültürel bütünlüğün güçlendirilmesi açısından stratejik bir merkeze dönüştüğünü söyledi.

20’nci yüzyılın Türk halklarını idari sınırlarla birbirinden ayırdığını belirten Goşalı, 21’inci yüzyılın ise ortak hafıza üzerinden yeniden bir araya gelme fırsatı sunduğunu ifade etti.

Goşalı; Orhun-Yenisey Yazıtları’ndan Dede Korkut’a, Kaşgarlı Mahmud’dan Ahmet Yesevi’ye, Nizami’den Yunus Emre’ye, Manas’tan Köroğlu’na kadar uzanan mirasın Türk dünyasının ortak medeniyet hafızasını oluşturduğunu kaydetti.

Ortak ders kitapları ve tarih araştırmalarının önemine değinen Goşalı, TÜRKSOY, Türk Akademisi, Türk Kültürü ve Mirası Vakfı ile TÜRKPA’nın çalışmalarının ortak kimlik bilincinin gelişmesine katkı sağladığını belirtti. Sivil toplum kuruluşlarının da bu süreçte daha aktif rol üstlenmesi gerektiğini vurguladı.

Ekonomik entegrasyonun güvene, güvenin ise ortak tarih bilincine dayandığını ifade eden Goşalı, “Tarihini birlikte okuyan halklar, geleceğini de birlikte yazmaya daha yakındır” değerlendirmesinde bulundu.

Keser: “‘Ben’ yerine ‘biz’ anlayışı güçlendirilmeli”

Prof. Dr. Ulvi Keser ise Türk dünyasının mevcut sorunlara daha güçlü yanıt verebilmesi için “ben” anlayışının yerine “biz” kavramının konulması gerektiğini söyledi.

TDT’nin Türk devletlerini ortak bir çatı altında buluşturan ve küresel tehditler karşısında iş birliği olanakları yaratan önemli bir platform olduğunu belirten Keser, ortak kimliğin güçlendirilmesinin uzun vadeli bir süreç olduğuna dikkat çekti.

Farklı coğrafyalarda yaşayan Türk toplumlarının kendi kimliklerini yeniden keşfetmesinin önemini vurgulayan Keser, kültürel bağların güçlendirilmesi ve Türk dünyasının kültürel etkisinin artırılmasının TDT’nin temel hedefleri arasında bulunması gerektiğini ifade etti.

Eğitim, medya ve bilimde ortak projeler önerildi

Türk dünyasının kültürel entegrasyonunun günlük yaşama taşınabilmesi için eğitim, medya, bilim ve kültür alanlarında iş birliğinin genişletilmesi gerektiği belirtildi.

Goşalı; ortak üniversiteler ağı kurulması, öğrenci ve akademisyen değişimlerinin artırılması, ortak bilimsel projeler hazırlanması, elektronik kütüphaneler ve dijital bilim platformları oluşturulması önerilerinde bulundu.

Türk devletlerinin haberlerinin birbirlerine daha doğrudan ulaştırılmasının önemine işaret eden Goşalı, ortak televizyon programları, belgeseller, dijital platformlar ve film projelerinin ortak bilgi alanının oluşmasına katkı sağlayabileceğini kaydetti.

Bilimsel iş birliğinin yalnızca beşerî bilimlerle sınırlı kalmaması gerektiğini belirten Goşalı; yapay zekâ, dijital teknolojiler, ekoloji, enerji güvenliği ve uzay araştırmaları alanlarında ortak merkezler kurulmasını önerdi.

Keser de ortak dil çalışmaları, yükseköğretim projeleri, öğrenci ve akademisyen değişim programları ile kültür ve sanat etkinliklerinin Türk halkları arasındaki bağları ve millî özgüveni güçlendirdiğini belirtti.

Cenevre Türk Haftası ile TÜRKSOY, Türk Akademisi ve TÜRKPA’nın girişimlerini stratejik adımlar olarak değerlendiren Keser, ortak Türk kimliğinin yalnızca kurumsal düzeyde değil, toplumların günlük yaşamında da hissedilmesi gerektiğini söyledi.

“Ortak alfabe bir medeniyet projesidir”

Ortak alfabeyi medeniyet ölçeğinde bir kültür projesi olarak nitelendiren Goşalı, alfabenin sadece bir yazı sistemi değil; düşüncenin, hafızanın ve iletişimin de taşıyıcısı olduğunu ifade etti.

Türk halklarının kendi dil ve fonetik özelliklerini korurken ortak bir grafik sistem aracılığıyla birbirlerinin kitaplarını, bilimsel çalışmalarını ve dijital kaynaklarını daha kolay okuyabileceğini kaydeden Goşalı, Türk kimliğinin yalnızca nostaljik duygularla korunamayacağını vurguladı.

Goşalı; yapay zekâ tabanlı Türk dilleri platformları, ortak terminoloji merkezleri, elektronik ansiklopediler ve kültürel mirasın dijitalleştirilmesine yönelik projelerin hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti.

Prof. Dr. Keser de ortak alfabenin Türk dünyasının entelektüel ve kültürel birikimini birleştirebilecek önemli bir araç olduğunu söyledi. Bu adımın sınır ötesi kültürel, sanatsal ve edebî faaliyetleri genişleteceğini belirten Keser, Türk dünyasının “yumuşak güç” kapasitesine de katkı sağlayacağını kaydetti.

Keser, ortak dil ve alfabenin küresel rekabet ortamında Türk dünyasının en önemli güç unsurlarından biri olabileceğini belirterek; müşterek değerler, kolektif düşünce, karşılıklı saygı ve hoşgörünün Türk halklarının birlikteliğini güçlendireceğini ifade etti.

begendim
0
Begendim
bayildim
0
Bayildim
komik
0
Komik
begenmedim
0
Begenmedim
uzgunum
0
Uzgunum
sinirlendim
0
Sinirlendim
İskele Yarı Maratonu - Kayıtlar Açıldı! 21k Yarı Maratonu & 10k - 27 Eylül 2026 - İskele Belediyesi