Başbakan Ünal Üstel, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in Kıbrıs ziyareti öncesinde yaptığı açıklamada, Kıbrıs'ta yeni bir sürecin adadaki siyasi gerçeklerin kabulüyle başlayabileceğini belirterek, Birleşmiş Milletler'e KKTC'nin tanınması çağrısında bulundu.
Ulusal Birlik Partisi Genel Başkanı, Başbakan Ünal Üstel, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ni ziyaret edecek olan Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres’e çağrıda bulunarak, Kıbrıs’ta yeni bir sürecin ancak adadaki siyasi gerçeklerin kabul edilmesiyle başlayabileceğini söyledi.
Üstel yazılı açıklamasında şu değerlendirmelerde bulundu:
“Sayın Antonio Guterres’i ülkemizde ağırlıyoruz. Temennimiz, bu ziyaretin Kıbrıs Türk halkına yıllardır reva görülen haksızlıkların samimiyetle sorgulanmasına vesile olmasıdır.
Kıbrıs’ta yarım asrı aşkın süredir aynı yöntemler denendi, aynı ezberler tekrarlandı. Sonuç değişmedi.
Çünkü sorun hiçbir zaman Kıbrıs Türk tarafının çözüm iradesi değildi. Sorun, adadaki gerçekleri görmezden gelen uluslararası anlayış oldu.
2004 Annan Planı bunun en açık örneğidir. Kıbrıs Türk halkı çözüm için ‘evet’ dedi. Buna rağmen verilen sözler tutulmadı. İzolasyonların kaldırılması gerekirken daha da ağırlaştırıldı. Hukuk siyasete alet edildi. Kıbrıs Türk halkına ve ekonomisine yönelik siyasi, hukuki ve ekonomik baskılar sistematik şekilde artırıldı.
Bunun başlıca sorumluluğu, verdiği sözleri yerine getirmeyen Birleşmiş Milletler ile Avrupa Birliği’nindir.
Bugün de aynı yanlış anlayış devam etmektedir.
Birleşmiş Milletler artık altmış yılı aşkın süredir sonuç üretmeyen federasyon anlayışını terk etmelidir. Adadaki gerçek açıktır. Kıbrıs’ta iki halk, iki demokrasi ve iki ayrı Devlet vardır.
Sayın Guterres Kıbrıs sorununa çözüm bularak tarihe geçmek istiyorsa, yapması gereken şudur: Birleşmiş Milletler Genel Kurulu toplanmalı ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni tanımalıdır.
Bu, Kıbrıs’taki mevcut gerçeklerin kabulü, kalıcı barışın tesisi ve yarım asrı aşkın süredir sonuç vermeyen anlayışın terk edilmesi bakımından artık ertelenemez bir zorunluluktur.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti artık kurumlarıyla, demokrasisiyle, ekonomisiyle ve halk iradesiyle yaşayan bir Devlettir.
Bu gerçeği yok sayan hiçbir yaklaşımın başarı şansı yoktur.
Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte ortaya koyduğumuz egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü temelindeki iki Devletli vizyon, bizim için vazgeçilmez bir Devlet politikasıdır.
Hiçbir güç, hiçbir dayatma, hiçbir izolasyon, hiçbir siyasi, hukuki veya ekonomik baskı Kıbrıs Türk halkını haklarından, egemenliğinden, Devletinden ve Anavatan Türkiye ile olan sarsılmaz bağından asla vazgeçiremeyecektir.
Sayın Genel Sekreter’in ziyaretinin, geçmişteki hataların tekrarlanmasına değil, Kıbrıs’taki gerçeklerin kabul edilmesine ve Birleşmiş Milletler’in Kıbrıs meselesine ilişkin yaklaşımını yeniden değerlendirmesine vesile olmasını temenni ediyoruz.
Kalıcı bir anlaşmanın yolu da, kalıcı bir çözümün yolu da buradan geçmektedir.”