banner31
banner6
banner1

Epilepsi nöbetlerini önceden tahmin edebilen medikal sensörler geliyor

04 Eylül 2022 Pazar 08:46
34 Okunma
Epilepsi nöbetlerini önceden tahmin edebilen medikal sensörler geliyor

Sara hastalığı olarak da bilinen epilepsi, beyin korteksinde oluşan aşırı ya da ani nöron aktivitelerinin sonucu olarak meydana geliyor.  

Epilepsi, kısa ya da uzun aralıklarla tekrar eden nöbetlerle belirti veren bir nörolojik hastalık. Nöbetler 30 saniyeden 5 dakikaya kadar varan uzayabiliyor.  

Dünyada 60 milyona yakın epilepsi hastası olduğu düşünülüyor ve bunların yaklaşık 125 bini maalesef epilepsiye bağlı olarak hayatını kaybediyor.  

Geri kalan kişilerde ise epilepsi nöbetleri nöbetlerin yoğunluğuna ve sıklığına göre çeşitli yaralanmalara ve hayat kalitesinin ciddi anlamda düşmesine sebep olabiliyor.

Türk Nöroloji Derneği verilerine göre; her yıl yaklaşık olarak 2,4 milyon yeni epilepsi hastası ekleniyor. 

Epilepsinin tanımlanmış bir nedeni yok.  Ancak temel olarak birçok hastalıkta olduğu gibi genetik, yapısal ve metabolik faktörlere bağlı olduğu biliniyor.

Örneğin çoğu durumda epilepsinin, ciddi beyin hasarlarından, travmalardan, felçlerden, beyin tümörlerinden ya da beyinde oluşan enfeksiyonlardan kaynaklandığını biliniyor. 

Karolinska Enstitüsü'nden Dr. Onur Parlak, epilepsi nöbetlerini önceden tespit edecek medikal sensör çalışmaları yapıyor.

Bu projede, epilepsi hastalarının uzun süreli takibiyle olası epilepsi nöbetlerinin önceden tahmini yapılıp, ilaç salınım yöntemleriyle gerekli tedavileri üzerine çalışılacak. 

Avrupa'nın en prestijli proje desteklerinden biri olan Avrupa Inovasyon Konseyi (EIC) tarafından giyilebilir epidermal biyosensörler projesi 4 milyon euro ile destekleniyor. 

Proje, Avrupa'da epilepsi ve benzeri nörolojik hastalıkların araştırılmasının yanı sıra, yeni erken teşhis metotlarının geliştirilmesi için kullanılacak. 


"Epilepsi nöbetleri beyindeki hücrelerin kontrol edilemeyen değişikliklerden oluyor"

Epilepsi nöbetleri hakkında bilgi veren Dr. Parlak, "Epilepsi nöbetleri, normalde beyindeki elektriksel aktiviteler senkronize bir şekilde olmuyor. Daha çok birbirinden bağımsız lokal ölçekte gerçekleşiyor. Ancak kimi durumlarda, bir grup nöron anormal seviyede hareketleniyor ve aktif hale geliyor. Buna aslında nöron ateşlenmesi (neuron firing) deniyor. Bu aslında epilepsi nöbetlerinin de genel oluşum mekanizması. Aşırı nöron hareketlenmesi, beyindeki kimyasalların değişimi sonucunda oluşuyor" diye anlattı. 

Karolinska Enstitüsü’nden Dr. Onur Parlak.jpg

Karolinska Enstitüsü’nden
Dr. Onur Parlak

Beyindeki bazı kimyasalların değişimini takip etmek, epilepsi nöbetlerini de daha gerçekleşmeden tahmin edilmesine olanak tanıdığını kaydeden Parlak, "Karamsar bir komplikasyonu olan epilepsi de ani ve beklenmedik ölüm de denilen ve bizim kısaca İngilizce başlıktan çevirerek belki SUDEP diye kısalttığını bir komplikasyon üzerinde çalışıyoruz" dedi.

Dr. Parlak, "Bu tip epilepsi bazı komplikasyonlar biraz daha tahmini zor, çok da diğer nöbetler gibi uzun ve net epilepsi nöbetlerine sebep olmayan biraz daha gizli ilerleyen daha çok uykuda ya da hasta tek başınayken gerçekleşen ve ani ölümle sonuçlanma riski yüksek bir tür. Bu komplikasyon tüm epilepsi hastaları için aslında potansiyel bir tehdit ve tüm epilepsi hastaları için de genelde tedaviye cevap vermeyen yüzde 1'lik kısmı ciddi şekilde etkiliyor. Bu süreçte ilk kronik nöbet esnasında normal sürecinde seyreden kalp ve solunum hızı bir anda çok düşük değerlere iniyor. Hastanın hareketsiz, koma benzeri bir duruma düşmesine sebep oluyor. Yani normal bir insanda uyanma, irkilme sebep olabilecek kalp ve solunum hızındaki değişimler bu hastalarda etkisiz kalıyor. Yani çoğu hasta aslında uykusunda, uyanmadan müdahale edilemeden hayatını kaybediyor" şeklinde konuştu.

Çalışmalarında epilepsinin genel mekanizmasını ortaya çıkarmaya çalıştıklarını kaydeden Parlak, şu bilgileri paylaştı:

Biz hastanın nöbet başladığında uyanmasına sebep olan yapısal ve kimyasal değişimleri araştırıyoruz. Bunlara sebep olan belli başlı nörokimyasallar ve nöroendokrin moleküllerini inceliyoruz. Mekanizmayı anladıktan sonraki aşama ise aslında bu moleküllerin vücutta sebep olduğu fiziksel etkileri uzun süreli olarak ölçen cihazları yapabilmek. Çalışmaları laboratuvarımızda geliştirdiğimiz biyoelektronik cihazlar sayesinde yürütüyoruz.


Dr. Onur Parlak'ın, geliştirdiği cihazlarla deri üzerinden farklı molekülleri ölçme imkanı oluyor.

Bu cihaz, uzun süreli takip yapmayı ve ölçümler sonucu elde edilen verileri bilgisayarda ya da telefondaki uygulamalarda saklamayı sağlıyor. 

Elde edilen veriler yapay zeka, makine öğrenmesi algoritmaları gibi sinyal işleme analizleriyle epilepsi nöbetlerine sebep olan değişimleri ölçebiliyor.

INDEPENDENT TÜRKCE

banner42
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner14