Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Maria Angela Holguin’in Kıbrıs müzakerelerine ilişkin yayımladığı görüş yazısı, Rum tarafı baş müzakerecisi Menelaos Menelaou tarafından sert sözlerle eleştirildi. Menelaou, Holguin’in kamuoyuna yönelik değerlendirmesinin, müzakere sürecindeki sorumluluğa dair “çarpıtılmış bir tablo” ortaya koyduğunu savundu.
CyBC radyosuna konuşan Menelaou, Holguin’in yazısında “eşitleyici bir mantık” benimsendiğini ve Türk ile Kıbrıs Türk tarafının tutumuyla Rum tarafının aynı zemine yerleştirildiğini ileri sürdü. Menelaou, müzakerelerdeki tıkanmanın temel nedeninin “bilinçli bir geciktirme ve saptırma taktiği” olduğunu iddia ederek, sorunun zamanlama ya da iç siyasi süreçler değil, üzerinde uzlaşılan çözüm çerçevesini zayıflatan pozisyonlar olduğunu söyledi.
Holguin, yazısında Güney Kıbrıs’ın Avrupa Birliği Konseyi dönem başkanlığını üstlenmesi ve Mayıs ayında yapılacak parlamento seçimlerinin önemli değişiklikleri zorlaştırabileceğini, ayrıca yeni Kıbrıs Türk liderliğine zaman tanınması gerektiğini belirtmişti. Menelaou ise bu gerekçeyi reddederek, müzakerelere hazır olmanın tek ölçütünün siyasi irade ve BM parametrelerine bağlılık olduğunu savundu.
HOLGUİN'İN RESMİ MÜZAKERELERİ ERTELEMEYE YÖNELİK TAVIRI, KIBRIS SORUNUNDAKİ DURGUNLUĞU NORMALLEŞTİRİYOR
Holguin’in, liderlerin BM arabuluculuğu olmadan doğrudan temaslarını sürdürmeleri ve küçük ortak adımlar atarak yılın ilerleyen dönemlerinde resmi müzakerelere dönmeleri yönündeki önerisini de eleştiren Menelaou, bu yaklaşımın “durgunluğu normalleştirme riski” taşıdığını söyledi. Gecikmelerin, Birleşmiş Milletler kararlarında yer aldığı şekliyle iki kesimli, iki toplumlu federasyon ve siyasi eşitlik temelindeki çözüm perspektifini zayıflatacağını ileri sürdü.
Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis de Holguin’in zamanlamaya ilişkin değerlendirmelerini kamuoyu önünde reddederek, müzakerelerin 2017’de Crans-Montana’da kesildiği yerden yeniden başlatılmasının ilan edileceği genişletilmiş bir toplantıya “gelecek hafta dahi” katılmaya hazır olduğunu açıklamıştı. Hristodulidis, seçimler ve AB dönem başkanlığının müzakerelere engel teşkil ettiği yönündeki görüşleri “gülünç” olarak nitelemişti.
Güven artırıcı önlemler bağlamında yeni sınır kapıları konusuna da değinen Menelaou, Pyroi–Athienou geçiş noktası için BM tarafından sunulan köprü önerisinin Temmuz ayından bu yana masada olduğunu ve Rum tarafınca kabul edildiğini söyledi. Türk tarafının bunu reddettiğini savunan Menelaou, sorunun kaynağının burada görüldüğünü ifade etti. Rum tarafı ayrıca Ayios Dhometios, Deryneia ve Astromeritis’te yaşanan gecikmelerin kendi tutumlarından kaynaklandığı yönündeki iddiaları da reddediyor.
RUM BAŞ MÜZAKERECİ MENELAOU'DAN "METODOLOJİ" ELEŞTİRİSİ
Menelaou, Kıbrıs Türk lideri Tufan Erhürman’ın müzakerelerin yeniden başlaması öncesinde “metodoloji” üzerinde uzlaşı sağlanması ve Crans-Montana’ya kadar varılan yakınlaşmaların kabul edilmesi gerektiği yönündeki yaklaşımını da eleştirdi. Bu tür taleplerin BM çerçevesinin dışında kaldığını savunan Menelaou, ön şartların müzakere sürecini fiilen engellediğini ileri sürdü.
RUM BAŞ MÜZAKERECİ MENELAOU İLE MÜSTEŞAR DANA'NIN BU HAFTA GÖRÜŞMESİ BEKLENİYOR
Menelaou’nun hafta içinde Kıbrıs Türk müzakerecisi ve Erhürman’ın müsteşarı Mehmet Dana ile görüşmesi bekleniyor. Bu temasların, 24 Şubat’ta Hristodulidis ile Erhürman arasında yapılması planlanan görüşme öncesinde hazırlık niteliği taşıdığı belirtiliyor.


