banner1
banner6

3 çocuğa cinsel istismarda bulunmuştu, 4 buçuk yıl hapse mahkum edildi

18 Kasım 2021 Perşembe 11:00
194 Okunma
3 çocuğa cinsel istismarda bulunmuştu, 4 buçuk yıl hapse mahkum edildi

Mağusa’da 2019 ve 2020 yılları arasında yaşları 10, 13 ve 15 olan 3 çocuğa cinsel istismar ve cinsel saldırıda bulunan sanık Onur Küçük’ün cezası belli oldu.

Mağusa’da 2019 ile 2020 yılları arasında 10, 13 ve 15 yaşındaki 3 çocuğa karşı cinsel suç işleyen sanık Onur Küçük’ün Mağusa Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki yargı süreci dün tamamlandı.

Aleyhindeki “Cinsel istismar” ve “Cinsel saldırı” davalarını mahkeme huzurunda kabul ederek sunulan olgu ve emareler ışığında suçlu bulunan sanık Küçük 4 buçuk yıl hapse mahkum edildi.

Küçük hakkındaki kararı okuyan Mağusa Ağır Ceza Mahkemesi Heyeti Başkanı Musa Avcı kararında mahkemelerin yıllık faaliyet raporlarına değinerek raporlarda cinsel nitelikli suçlarda özellikle son 3 yılda artış yaşandığının görüldüğüne söyledi.  Avcı, Ağır Ceza Mahkemeleri huzurunda 2018 yılında cinsel içerikli suç sayısının 19, bu sayının 2019 yılında 33, 2020 yılında ise 38’e yükseldiğini açıklayarak cinsel suç sayılarının 2 yılda iki katına çıktığının altını çizdi.  

1 YILDA 3 ÇOCUĞA HEM İSTİSMAR HEM SALDIRI

Sanık Onur Küçük hakkındaki kararı Mağusa Ağır Ceza Mahkemesi Heyeti Başkanı Musa Avcı okudu. Sanık hakkında okuduğu kararında sanık hakkında getirilen birinci davada 2020 yılı içerisinde Gazimağusa’da ikamet adresinde komşusu olan 10 yaşındaki çocuğu ikamet adresindeki yatağa götürüp iç çamaşırını ve şortunu indirip öpmeye çalışarak, yine 2019 yılı içerisinde eski komşusu olan ve olay tarihinde 15 yaşında olan çocuğun yüzünü eli ile sıkıp öpmeye çalışarak, 2020 yılı içerisinde yine eski komşusu 13 yaşında olan çocuğu dudağından öpmeye çalışarak çocuklara karşı cinsel istismarda bulunmakla ve ikinci davada ise yine aynı tarih ve yerlerde söz konusu suçlarla cinsel saldırı suçundan itham edildiğini açıkladı.

Sanığın aleyhindeki her iki davayı da mahkeme huzurunda kabul ettiğini belirten Avcı, İddia Makamı’nın sanığın 13 Ağustos 2020 ile 16 Ağustos 2020 tarihleri arasında soruşturma maksatları bakımından tutuklu kaldığını, 20 Ağustos 2020 tarihinden beri de hükümsüz tutuklu olarak cezaevinde olduğunu belirtti.

16 YAŞINDAN KÜÇÜK ÇOCUKLARIN CİNSEL DAVRANIŞLARA RIZA GÖSTERMEYE EHİL OLDUKLARI KABUL EDİLMEZ

Sanığın İddia Makamı’nın sunduğu olgu ve emareler ile sanığın kendi ikrarı ışığında aleyhine getirilen davalardan suçlu bulunup mahkum edildiğini söyleyen Avcı, mahkemelerin görevinin ceza takdir ederken cezalandırma ilke ve prensiplerinin yanı sıra, bunların hangisine daha fazla değer verileceği hususun her davanın kendine has olgusu içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.

Sanık aleyhindeki davaların niteliğinin incelendiği vakit bu davalar için öngörülen azami hapislik cezasının yol gösterici olduğu kanaatinde olduklarını belirten Avcı, İddianamedeki ikinci davaya ait konu suçun 3 yıla kadar hapislik cezası ile cezalandırılabilin bir suç olmasına karşın, birinci davaya konu suçun 6 yıla kadar hapislik cezası ile cezalandırılabilen ağır bir suç olduğunu açıkladı.

Sanığın mahkum olduğu her iki suçun da Fasıl 154 Ceza Yasası’nın “Cinsel Nitelikli Suçlar” yönünde düzenlendiğini kaydeden Avcı, yasa ile korunmak istenen hukuki yararın 16 yaşından küçük çocukların bedensel ve ruhsal bütünlüklerini cinsel davranış içeren kasıtlı cinsel temaslara karşı korumak olduğunu açıkladı.

Cinsel Nitelikli Suçlar bölümündeki düzenlemelerin göz önünde tutulduğu zaman 16 yaşından küçük çocukların cinsel davranışlara rıza göstermeye ehil olduklarının kabul edilmediğinin anlaşıldığını kaydeden Avcı, yaş itibari ile cinsel herhangi bir davranışa rıza göstermeye ehil olmayan küçüklerin bu tür davranışlara mazur kalmasının gelecek nesillerin ruhsal bedensel bütünlüklerinin korunmasının sağlanıp sağlanamayacağı noktasında toplum içerisinde endişe yarattığını vurguladı.

“CİNSEL SUÇLAR 2 YILDA 2 KAT ARTTI”

İddianameye konu olan birinci davanın vahim suç kategorisinde olduğunu söyleyen Avcı, mahkeme olarak huzura gelen davalarda genel olarak cinsel içerikli suçlarda artış olduğunu bunun yanında küçüklere karşı işlenen cinsel suçlarda da artış olduğunu üzülerek gözlemlediklerini kaydetti.

Mahkemelerin yıllık faaliyet raporlarının da cinsel nitelikli suçlarda özellikle son 3 yılda artış yaşandığını ortaya koyduğunu belirten Avcı, Ağır Ceza Mahkemeleri huzurunda 2018 yılında cinsel içerikli suç sayısı 19 iken, bu sayının 2019 yılında 33, 2020 yılında ise 38’e yükseldiğini açıkladı.

Avcı “başka bir anlatımla cinsel nitelikli suç oranları 2018 yılından 2020 yılına kadarki kısa sürede 2 katına çıkmıştır” dedi. 2020 yılı içerisinde cinsel suçların Ağır Ceza Mahkemelerinin gündemini meşgul eden suç türlerinden olduğunu belirten Avcı, bu tablonun bu suç türlerinin yaygın olan ve yaygınlaşma eğiliminde olan suç türlerinden olduğunu gösterdiğini, bu artışın ise toplumu tedirgin ettiğini kaydetti.

Avcı sanığa ceza takdirinde mahkum olduğu suçların, yaygın ve vahim suç türleri arasında oluşu nedeni ile ağırlaştırıcı faktör olarak ele aldıklarını belirtti.

Suç tarihinde 36 yaşında olan sanığın suçları yaklaşık 1 yıl içerisinde farklı tarihlerde işlediğini ifade eden Avcı, suçların işlendiği tarihlerde ise müştekilerin tümünün 16 yaşından küçük olduğunun altını çizdi.

Sanığın suçları ikametgahında müştekilerle baş başa kaldığı zamanlarda işlediğini belirten Avcı, sanığın 3 farklı tarihte 3 farklı müştekiye karşı işlediği suçları hakkında ağırlaştırıcı faktör olarak alındığına vurgu yaptı.

Kararında sanık avukatının mahkemeye yaptığı savunmasında sanığın zeka ve sağlık durumuna da değinen Avcı, sanığın cezai ehliyeti olduğunun sanık avukatı tarafından da teslim edilen bir husus olduğunu, ancak savunma tarafından mahkemeye sunulan doktor raporunda da sanığın 67 IQ’ya sahip olduğu yani hafif düzeyde zeka geriliği olan bir birey oluğunun görüldüğünün altını çizdi.

Yine emare rapora göre ayrıca sanığa yapılan psikiyatrik testlerde sanığın anlamada ve değerlendirmede sorunlar yaşadığının görüldüğünü belirten Avcı, sanığın iletişim sorunlarının bulunduğunun ve çekingen bir karaktere sahip olduğunun raporda belirtildiğini kaydetti. Avcı İddia Makamı tarafından itiraza uğramayan bu hususları ceza takdirinde sanık lehine hafifletici sebep olarak ele aldıklarını vurguladı.

Sanığa ceza takdir ederken kamu yararının koruması ilkelerine ağırlık verilmesi gerektiğine vurgu yapan Avcı, gerek bu suçlardan mahkum olan şahısları, gerekse potansiyel olarak bu tür suçları işleme eğiliminde olan kişileri suç işlemekten caydıracak uzun süreli bir hapislik cezası verilmesi gerektiğini ifade etti. Sanığa verilecek hapislik cezasının süresini tespit ederken huzurlarındaki olguları ve kararlarında atıfta bulundukları davaların olguları ile kıyasladığını kaydeden Avcı, sanığın kişisel durumlarının da göz önünde bulundurularak sanığa 4 buçuk yıl hapislik cezası verilmesini uygun buldu.

KIBRIS POSTASI / NADİRE BAHADİ

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner14