banner31
banner6
banner1

Asgari ücret enflasyon oranında artmalı

30 Aralık 2022 Cuma 09:53
13 Okunma
Asgari ücret enflasyon oranında artmalı

Albank Genel Müdürü Karavelioğlu, Ceren Ercih’in sunduğu Hakikat’te sabah programının konuğu oldu.  2022 yılını mali açıdan değerlendiren Karavelioğlu 2023 yılı beklenti ve öngörülerini de aktardı.

Karavelioğlu, 2022 yılının dar ve sabit gelirli açısından zorlu bir dönem olduğunu, 2023 yılının ise enflasyon rakamlarının düşeceğini ifade etti.

Asgari ücretlinin rahat bir yaşam sürebilmesi için enflasyon oranında bir artış gerçekleşmesi gerektiğini savunan Karavelioğlu,  yüzde 35’lik bir artışın bu seviyelerin altında kalacağının da altını çizdi.

HEM TALEP HEM MALİYET ENFLASYONU ARTTI

2022 yılını değerlendiren Karavelioğlu,  “2022 yılı dar gelirli, sabit ücretli kişiler açısından zor geçti. Enflasyonun hızlı artışına paralele olarak asgari ücretin enflasyon kadar artmadığı bir dönem olduğu için bir fakirleşme yaşandı. Yaşam kalitesinde bir düşüş vardı. TL mevduatı olanlar açısından kötü geçti, getiri çok düşüktü. TL mevduatı olan ve parasının kıymetini korumaya çalışanlar döviz aldılar, borsaya yatırım yaptılar ve gayrimenkul aldılar.  TL getirilerinin düşmesi neticesinde mala kayış dediğimiz bir şey yaşandı. Bu açıdan baktığımızda TL’de mevduatı olanlar yılı kötü geçirdi. Gerek ülkemizde gerek Türkiye’de dövize yatırım yapanlar daha kazançlı bir yıl geçirdi.  Altın fiyatları dünyadaki belirsizlik nedeniyle ciddi bir artış gösterdi. Tahıl grubuna baktığımızda 2022 yılının başlarında Rusya’nın Ukrayna’ya müdahalesi sonucunda tahıl koridorunda ciddi bir sıkıntı yaşandı.  Hem ürün fiyatları artıyor hem de sizin paranız dolar karşısında değer kaybediyorsa doğal olarak alınan malın fiyatı artmış oluyor. Bu da bizi Maliyet enflasyonuna getiriyor. İki tür enflasyon olur biri talep diğeri ise maliyet artışlarıdır” dedi.

“GENÇLERİMİZ NASIL EV SAHİBİ OLACAK BUNUN ÜZERİNE KAFA YORMALIYIZ”

“ KKTC 2022 yılında hem maliyet enflasyonu hem de talep enflasyonu yaşadı” şeklinde konuşan Karavelioğlu, TL’nin hızlı değer kaybının maliyet olarak yansıdığını ifade ederek, “2022’de öğrencilerin gelmesi, turizmin daha iyi geçmesi ve gayrimenkul sektörünün ayrı bir aktör olarak devreye girmesi bizde talep enflasyonda yaratmaya başladı. Hem talep hem de maliyet enflasyonu birleştiği için bizde fiyatlar Türkiye’den daha fazla arttı.  Maliyet tarafında bir artış var, yaşam standardımızı bir miktar aşağı getiriyor ama diğer yandan ekonomide inanılmaz bir canlılık var.  Turizm ve yükseköğretim yanında artık inşaat sektörünü de motor gücümüz olarak görmeliyiz. Sahil bölgelerine ciddi bir talep var, yurt dışından gelen talep gayrimenkul fiyatlarının hızlı bir şekilde artmasına neden oluyor.  Gerek Türkiye’de gerek ülkemizde yeni iş hayatına atılan birinin ev alma ihtimali zorlaştı.  Buradaki ve Türkiye’deki gençlerimiz nasıl ev sahibi olacak bunun üzerine kafa yormalıyız” diye konuştu.

2023’TE ENFLASYON DÜŞECEK

2023 yılı mali beklenti ve öngörülerini de aktaran Karavelioğlu,  “2023’te dar gelirli, sabit ücretli kişilerin gelirleri hızlı bir şekilde yukarıya doğru çekilmesi gerekiyor. Bu da beraberinde enflasyon kadar maaş artışının olması gerektiğini getiriyor. 2023’üikiye ayırmamız gerekir. Mayıs - Haziran ayında Türkiye’de bir seçim var bu seçim sonucunun ne olacağı ekonomi açısından önemli.  Dolar kuru Türkiye’de baskı altında ve kontrol ediliyor. Hükümet kurun artmasını istemiyor çünkü kur enflasyon yaratıyor. 2023 yılı içerisinde enflasyonun düşeceği bir yıla gireceğiz” dedi ve bir kavram karmaşasının önüne geçmek için enflasyonun düşmesinin fiyatlarında düşeceği anlamını taşımadığının altını çizdi.  Karavelioğlu,  “Enflasyonun düşmesi demek fiyatların düşmesi demek değildir. Enflasyon fiyatlardaki artış hızı olarak düşünmeliyiz. Enflasyon düşecek, fiyatlar artacak ancak daha az artmış olacak” dedi.

“TÜRKİYE’DEKİ SEÇİMLERİN ARDINDAN EKONOMİ DAHA İYİ OLACAK”

Asgari ücret artışı ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Karavelioğlu,  “Geçtiğimiz yıl Kasım ayı asgari ücret brüt 4bin 970’ten 9bin 885’e çıkmış, nette ise 4 bin 324 TL’den 8 bin 600 TL’ye yükselmiş bu baktığımızda yüzde 98 civarında bir artış anlamına gelse de enflasyon altında bir artış. Bu döenmde yüzde 30-35 bandında bir artış öngörülüyor. Bu artış enflasyonun altında kalan bir artış olur. 2023 yılında beklenen bir enflasyon yüzde 50-60 civarlarında ise yüzde 35 civarında bir artış enflasyon artında olacağı için çalışan kesimde istediğimiz rahatlamayı yaratmayacak ama biraz olsun nefes almasına yardımcı olacak. Türkiye’de iktidar enflasyonu kontrol altında tutabilmek için  kurun kontrol altında tutuyor. Haziran seçiminin ardından yeni bir denge oluşturulacak.  Mevduat faizlerinin yüzde 40 civarlarında olduğu Dolar kurunun, 20’ler bandına doğru gittiği bir denge oluşacak. O denge yeni hükümetin ne tür politika izleyeceğine bağlı olarak daha aşağı doğru hızlı bir şekilde gelebilir. Seçim sonrası oluşacak yönetim ile enflasyonla mücadele programının açıklanacağını düşünüyorum. Enflasyonun ve hayat pahalılığının bir miktar daha aşağı düştüğünü göreceğiz. Seçimden sonra ekonomi daha iyi olacak” ifadelerine yer verdi.

“HANGİ PARA BİRİMİNDE GELİRİNİZ VARSA O PARA BİRİMİNDE BORÇLANIN”

Bu dönemde borçlanma ve mevduat brikim yapanlara da tavsiyelerde bulunan Karavelioğlu,  “Hangi para biriminde geliriniz varsa o para biriminde borçlanın. Yüksek enflasyon dönemlerinde TL borçlanmak her zaman avantajdır.  Şirketler için ise TL borçlanarak sattıkları ürünleri stoklarını yapmalarında fayda var. Enflasyonun yüksek seyrettiği dönenlerde stokta duran mal para kazandırır.  Esnek kredi faizlerin düşeceği ortamda güzeldir ama faizin artacağı kaçınılmaz bir gerçek. Faiz Haziran’dan sonra 50-60’lara gelecek TL’de esnek faizle değil sabit faizle borçlanın. Esnek faizli kredileri olanlarında bankaları ile görüşmesi ve sabit faize geçmesi tavsiyesinde bulundu. Döviz Mayıs ayına kadar fazla bir getiri sağlamayacaktır ancak seçimden önce dövize dönmekte fayda olacaktır.  Faizlerin yukarı doğru gitmesi dövizde çözülmeyi başlatacaktır.Altında iki değişken var, bir tanesi dolar diğeri de altının kendi değeri. Altın enflasyonun yüksek seyrettiği dönemde güvenli limandır. Altının, fiziki saklama sıkıntısına dikkat çeken Dr. Karavelioğlu, bunu gidermek için ev yerine Bankalardan kasa kiralayarak ya da altın hesapları açılarak altına yatırım yapılabileceğini vurguladı.

Son Güncelleme: 30.12.2022 10:44
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner14