banner31
banner6

Yıkımın Ardında Bir Halk

07 Şubat 2024 Çarşamba 12:28
8 Okunma
Yıkımın Ardında Bir Halk

6 Şubat 2023 sabahı, Türkiye'yi sarsan yıkıcı deprem, geride enkaz yığınları ve yasta boğulan bir halk bıraktı. Yüzlerce bina yerle bir oldu, binlerce insan hayatını kaybetti, on binlercesi ise yaralandı. Depremin şiddeti kadar, yetkililerin yetersizliği ve koordinasyonsuzluğu da öfke ve üzüntüyü körükledi.

Depremin ilk anından itibaren, arama-kurtarma çalışmaları gecikti ve birçok insan enkaz altında saatlerce yardım beklerken can verdi. Yardımların bölgeye ulaşması da gecikince, halk kendi imkanlarıyla sevdiklerini aramaya ve enkazdan çıkarmaya başladı. Bu durum, felaketin boyutunu ve yetkililerin  yetersizliğini gözler önüne serdi Türkiye depreme hazır değildi.    

Depremden sonra ortaya çıkan tablo, Türkiye'deki çarpık kentleşmenin ve imar aflarının trajik sonuçlarını da gözler önüne serdi. Yıkılan binaların çoğu, deprem yönetmeliklerine uygun olarak inşa edilmemişti rant uğruna İmar affı ile kaçak ve çürük binalar adeta şehirler toplu mezarlıklara dönüştü.

Bu felaketten ders çıkarmak ve gelecekteki felaketleri önlemek için acil adımlar atılması şart. Peki, neler yapıldı, neler yapılmadı? Bu soruların cevabını aramak ve gerekli çözümleri üretmek hepimizin sorumluluğudur.

Yaşanan yıkımın ardından, depremzedelerin yaşadıkları ve bundan sonra yaşayacakları insani ihtiyaçlar da göz ardı edilemez. Barınma, gıda, sağlık, egitim gibi temel ihtiyaçların karşılanması ve travmatik deneyimlerin iyileştirilmesi için gerekli çalışmalar yapılmalıdır.

Bu bilgiler sadece depremzedeleri değil, tüm Türkiye halkını ilgilendiriyor. Yaşananların şeffaf bir şekilde paylaşılması ve gerekli değerlendirmelerin yapılması, gelecekteki felaketlere karşı daha hazırlıklı olmamızı sağlayacaktır.                                                                              

Depremden en çok etkilenenler, her zaman olduğu gibi, yoksul ve dezavantajlı gruplardır. Barınma, gıda, sağlık gibi temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanan bu insanlar, yetkililerin yetersiz desteğiyle daha da zor bir duruma düştüler.     Depremden etkilenenler arasında travma yaşayan çocuklar da unutulmamalıdır. Bu çocuklar, sevdiklerini kaybetmenin ve yıkımın yarattığı travmayla başa çıkmak için acil psikolojik desteğe ihtiyaç duymaktadır. 6 Şubat 2023 tarihinde Türkiye'yi sarsan yıkıcı deprem, geride enkaz yığınları ve yasta boğulan bir halk bıraktı. Yüzlerce bina yerle bir oldu, binlerce insan hayatını kaybetti, on binlercesi ise yaralandı. Depremin şiddeti kadar, yetkililerin yetersizliği ve koordinasyonsuzluğu da öfke ve üzüntüyü körükledi.                                                                                                          Depremden en çok etkilenenler ise her zaman olduğu gibi, yoksul ve dezavantajlı gruplardır. Barınma, gıda, sağlık gibi temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanan bu insanlar, yetkililerin yetersiz desteğiyle daha da zor bir duruma düştüler.    Depremde evlerini kaybeden insanlar, soğuk kış şartlarında çadırlarda veya konteynerlerde yaşamaya mahkum edildi. Birçok insan, barınma ihtiyacını karşılamak için akrabalarının veya tanıdıklarının yanına sığındı. Devletin sağladığı barınma imkanlar yeterince birçok insan hala barınma sorunu yaşıyor.

Depremin ilk günlerinde gıda ve temel ihtiyaç maddelerine ulaşımda büyük sorunlar yaşandı. Yardımların bölgeye ulaşması gecikince, halk kendi imkanlarıyla ihtiyaçlarını karşılamaya çalıştı. Devletin ve sivil toplum kuruluşlarının çalışmalarıyla gıda ve temel ihtiyaç maddelerine erişim düzelsede  yaşmadaki tek sorun bu değil.

Deprem, sağlık sisteminin de çökmesine neden oldu. Hastaneler yıkıldı veya hasar gördü. Sağlık çalışanları ve tıbbi malzeme eksikliği yaşandı. Yaralıların tedavisi ve kronik hastalığı olanların ilaç takibi büyük sorun teşkil etti.

Depremden etkilenen insanlar, sadece maddi kayıplar yaşamadı. Aynı zamanda büyük bir psikolojik travma yaşadılar. Sevdiklerini kaybeden, evsiz kalan, yaralanan insanlar travma sonrası stres ve psikolojik sorunlarla karşı karşıya kaldı. Bu insanların acil psikolojik desteğe ihtiyaçları olmuştur 1 yıl geçmiş olmasına rağmen sorunların devem ettiğini biliniyor, ancak zamanın akışı kontrol edilemez.

Depremden en çok etkilenen gruplardan biri de çocuklar. Sevdiklerini kaybeden, evsiz kalan, yaralanan çocuklar travma ve kaygı gibi birçok duyguyla boğuşuyor. Bu çocukların özel bir ilgiye ve desteğe ihtiyacı vardır.

Depremden etkilenen bölgelerde eğitim de aksadı. Okullar yıkıldı veya hasar gördü. Birçok öğrenci eğitimine ara vermek zorunda kaldı. Devletin eğitimi yeniden başlatmak için çalışmalar yaptığı belirtilsede, hala birçok sorun vardır.

Deprem, Türk toplumunun dayanışma ruhunu da gözler önüne serdi. Depremden etkilenenlere yardım etmek için birçok insan seferber oldu. Devlet,Yerel yönetimler,Sivil toplum kuruluşları ve vatandaşlar, ihtiyaç sahiplerine gıda, barınma, giyim ve diğer temel ihtiyaç maddelerini ulaştırdı.

Bir yazar olarak, bu felaketin sadece maddi kayıplardan ibaret olmadığını vurgulamak isterim. Deprem, aynı zamanda bir toplumun dayanışma ve direncini de sınayan bir olaydır. Bu zorlu süreçte, birbirimize destek olarak ve gerekli adımları atarak daha güçlü bir toplum inşa edebiliriz.                                                                                                                             Deprem kuşağında yer alan Türkiye Cumhuriyeti coğrafyasında yaşananlardan ders çıkarmak ve bu anlayışı siyaset üstü bir davranışa dönüştürmek elzemdir. Sorunların çözümü ve geleceğin inşası için bir olmak, halkın sorunlarını çözen devlet anlayışının daha etkin hissedilmesi için tüm kesimlerin popülizmden uzak, çözüm odaklı bir yaklaşımı benimsemesi umudumu yitirmemekteyim.

Türkiye Cumhuriyeti'nin beka meselesi sadece güvenlik politikalarıyla sınırlı değildir. Deprem kuşağında yer alan bir ülke olmak da beka meselesidir. Bu nedenle depreme karşı gerekli önlemleri almak ve olası bir felakete karşı hazırlıklı olmak hayati önem taşımaktadır. Bu felaketin bize gösterdiği en önemli şey, birbirimize ne kadar ihtiyacımız olduğudur. Dayanışma ve dirençle bu zorlu süreci aşabilir, daha güçlü bir toplum inşa edebiliriz.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
banner14

banner52